Salı, Nisan 29, 2014
ilk sinema
Rio-2 ilk sinema deneyimimiz, maalesef 3D. Merak ediyordum ben de neden çocuk
filmini 3D yaparlar, meğerse daha büyük çocuklar genelde pek seviyormuş,
öyle mi gerçekten?
Gitmeden önce biraz anlattık nedir sinema, neyle karşılaşacak vs., ayda bir
tiyatroya gitmeye alışkın bünye sürekli karıştırdı yine de,
"-tiyatroya gidiyoruz yaşasıın" diye :)
Oturduk, gözlüğü takar takmaz:
"- şimdi herşey üzerimize üzerimize gelecek, değil mi?"
Biraz sonra:
"- neden ışıkları kapadılar?"
Kısık olmayan gayet normal ses tonuyla:
"- o neden? bu niye kötü? o niye böyle?" gibi çok tatlı sorularla devam etti
bir süre.
Sonra sıkıldı, koca portakal suyunu bitirdi, ekrana hiç bakmadan.
Sonra aklına geldi:
"- mısır ne zaman alıcaz?"
Çıktık mısır aldık.
Geri oturduk, 5 dakika olmadan çişi geldi.
Çıktık, ki çıkarken bile mısırı bırakması zor oldu.
Geri geldik, ara oldu, bütün mısırı arada yedi, boşa gitti mısır oyalaması da:)
Sonra az biraz daha seyretti, olmadı,
"- gel anne biz dolaşalım" dedi,
Çıkış o çıkış.
Çok tatlı ve keyifli bir çizgi filmdi bu arada, rio karnaval müzikleri ve
renkleriyle dopdolu. 3D olmasa iyiydi sadece.
herkese ilklerle dolu güzel haftalar..
Cuma, Nisan 18, 2014
3 Yaş
Alya 3 yasina basti, yoklugumuzda, pasta yemek defalarca mum uflemek demek tabi bu durum, her zamankinden daha fazla mutluluk ve heyecanla..
Buarada Ozledim sizi cok, yazmayi, blogumu..
Neyse, Nisan ayi bu,
suprizlerle dolu baharin mujdecisi,
belli mi olur..
Çarşamba, Mart 19, 2014
Kuzguncuk'ta bir Resim Atölyesi
2-12 yaş arası çocukların resim dersi aldığı bir mini atölye burası :
Dilek Demirci'nin Kuzguncuk'taki atölyesi
3 yaş erken mi diyor insan ama benzer yaşlardaki çocuklarla, resimle, rengarenk kağıtlar ve boyayla dolu atölyeyi sevmemek, ilham almamak, bir çocuk olarak sevmemek mümkün değil.
Dilek hanım da Boğaziçi'nde de senelerdir ders verdiğini öğrendiğim ve bir kere bile karşılaşmadığıma hayıflandığım dünya tatlısı bir resim öğretmeni, bizi çok sıcak ve çok doğal karşıladı.
İlk kez gittiği bir ortamda bizi bırakmaz sanıyordum Alya,
hemen boyalara dalarak unuttu gitti,
kısa bir süreliğine,
sonra geri çağrıldık o ayrı :)
Kısacık da olsa bir mini Kuzguncuk keşfi
1 kere götürdük biz Alya'yı bu atölyeye,
ve üstelik hemen de ısınamadı oraya
ama o günden beri evde sürekli resim yapıyor.
ve sonuç olarak yatak odası sergi portföyümüz her gün artmakta:
atölye hakkında daha fazla bilgi için:
Pazar, Mart 09, 2014
dediğimi yap, yaptığımı yapma
size de oluyor mu?
belli kuralları koymaya, oturtmaya çalışıyorsun,
ama önce senin uyguluyor olman lazım onları, değil mi.
mesela yatakta yemek yenir mi?
yenmez!
peki ama ya canın yatakta bir pazar keyfi çektiyse,
şöyle güzel bir de tepsi hazırladıysan
ve kızınla beraber bu ender keyfin tadını çıkarmak istiyorsan
nasıl anlatırsın ona
yemek masada yenir---her zaman
bu sadece bir "istisna"
sonra o istisna çocuğun kural bozmak için bahanesi olmaz mı?
ben pek kuralcı değilim maalesef
maalesef, çünkü aslında bunun gerekliliğine inanıyorum
en azından çok temel şeyler için bunu korumaya çalışıyorum
masada yemek gibi
hem gelenek olarak da hoşuma gidiyor
aile olarak masada yemek saatlerinde buluşmak
o gün hakkında konuşmak...
ama gördüğünüz gibi bu pazar bunu bile tutamadım:)
siz nasıl başediyorsunuz bu durumla,
kendi alışkanlıklarınız mı yoksa olması gereken mi?
Maki Maki
Dün gece bir konsere gittim,
o vakittir içim kıpır kıpır,
haliyle sabah da neredeyse dansedereek uyandım:
Goran Bregovic
Dinleyin bir yarım saat, size de bulaşacak eminim:)
Salı, Mart 04, 2014
Çocuk
İş Bankası Yayınları
Desmond Morris
Geçenlerde okudum bu kitabı bir çırpıda, babannemiz getirmiş sağolsun. Hem okuması çok kolay, hem de çok güzel detaylar veriyor büyük resmin yanında.
Özetle benim dikkatimi en çok çeken detaylar :
- Kitap okuma çocuğun dikkat süresini zamanla artırır. 4 yaşına kadar oldukça kısadır dikkat aralığı --->Herşeyin giderek hızlandığı ve kısa yoldan tüketildiği teknolojji çağında özellikle bu çok büyük bir katkı diye düşünüyorum.
- Çocukta öğrenmenin en etkin hali rol modellerini gözlemleyerek olur. Rol modellerinin bir etkinlikten zevk aldıklarını görmek, eğitim almalarından daha etkilidir. Çocuklar yapay ilgiyi saptama konusunda cok iyidirler.--->Vardır çevrenizde mutlaka, kendi kitap okumayan aileler zorla çocuğa kitap okutmaya çalışırlar, kitabın ne kadar iyi ve faydalı olduğunu anlatıp kendileri bir kere bile ellerine almazlar ama çocuğun okumasını beklerler, ya da hayatında sporun yeri olmayan bir ailenin çocuğunu zorla spora göndermesi gibi...
- Çocuk başkalarına ait ne kadar çok duygu öğrenirse kendini o kadar iyi ifade edebilir büyüyünce.-----> Çocuklar görmüşsünüzdür kendini yerden yere atan, ya da tam tersi içine kapanık, kendilerini ifade edemedikleri zaman hırçınlaşan, sessizleşen. Kendini iyi ifade edebilen çocuk duygularını içine atmak zorunda kalmaz, ve o kadar rahat bir iletişim kurabilir.
- 4 yaşındaki bir çocuk artık toplumsal bir durumu kontrol etmek için de yalan söylemeye başlar ancak 3 yaşındaki bir çocuk cezadan kaçınmak için yalan söyler, ve bu 3 yaş çocuğuna dürüstlüğün kutlanan bir şey olduğunu öğretmenin, yalancılığın cezalandırılacak bir şey olduğunu öğretmekten daha büyük etkisi vardır.
- 3 yaş için makas kullanmayı öğrenmek avuç içi kaslarının güçlenmesini sağlar, ki aynı kaslar çatal bıçak diş fırçası kullanmak için de kullanılır----> Hemen bir çocuk makası alınacak.
- 3 yaş için makas kullanmayı öğrenmek avuç içi kaslarının güçlenmesini sağlar, ki aynı kaslar çatal bıçak diş fırçası kullanmak için de kullanılır----> Hemen bir çocuk makası alınacak.
Çarşamba, Şubat 26, 2014
Oyun Hamuru ile yaratıcı çalışmalar
Bugün biraz yorgunum, zor ve yoğun bir hafta oluyor, evde 2 günde toplam 1 saat uyanık geçirdiğim, fotoğraf çekmeyi, sevdiklerimle olmayı özlediğim bir hafta. Bazen de böyle. Özlem de güzel bir duygu olabilir,
herşey yolunda gidiyorsa,
öyle değil mi!?
Dolayısıyla sizi ince motor kas gelişimi için harika bir oyun ve oyuncuyla baş başa bırakıyorum :)
herşey yolunda gidiyorsa,
öyle değil mi!?
Dolayısıyla sizi ince motor kas gelişimi için harika bir oyun ve oyuncuyla baş başa bırakıyorum :)
Salı, Şubat 25, 2014
Aileye son katılan Harf
Cuma sabah Evren'den bir video geldi, "çabuk seyret" diye de not düşmüş, Alya son kalan harf "R"yi de hanesine katarak tüm alfabeyi tamamladı. Tüm haftasonu onun bu yeni keşfini gerek bizim isteğimizle gerek kendi isteğiyle tekrarlamasıyla geçti: araba, tren, evren, nadir, resim ...
En baştan beri yanlış, eksik ya da farklı söylediği kelimeler, ifadeler çok hoşuma gidiyordu. Mesela Bababa diyordu babannesine çook küçükken, ya da kendine "sen" diyordu, "Sen istersin"(istiyorum demek yerine) Şimdi bir tek "şakpa" kaldı, şapka yerine, düzeltmek istemiyorum bir süre daha:)
"Zaman
Biraz ağır ol,
Henüz erken
..."
(Şebnem Ferah)
Pazar, Şubat 23, 2014
Pazar Ritueli
Bu pazar ve her pazar olduğu gibi geçenlerde yine bir pazar günü ama bu sefer minik misafirlerimiz için bir takım hazırlıklar peşindeydik.
işte misafirlerimiz bir dünya tatlısı Asya
tabi sizce kim en minik misafirimizi bu hale getirdi, etrafını donattı ki düşmesin?
Bu da bu pazar bir yenidoğan ziyaretine götürdüğümüz cupcake tasarımıyla body ve çorap.
Çok ama çok tatlı değil mi :)
Perşembe, Şubat 20, 2014
Masal
dünya tatlı bir masalmış
çiçeklerle kaplı rengarenk...
laleler sarı beyaz,
pembe ve mor menekşeler.
pembe ve mor menekşeler.
sabahları oyunla başlarmış gün
uyuyana kadar da sadece oyun oynanırmış
başroller kapılmış,
tweety, fil kardeş, ördek kardeş, ponycim, pembiş...
her gün özenle dizilirlermiş
her biri masaldan daha gerçek
başroller kapılmış,
tweety, fil kardeş, ördek kardeş, ponycim, pembiş...
her gün özenle dizilirlermiş
her biri masaldan daha gerçek
ayrılıklar eskisinden daha kolaymış
kalabalık ailelerin önemli olduğu zamanlarmış
kavuşmalar içinse şarkılar bestelenir, şiirler yazılırmış
"anne seni çok özledim, çok seviyorum, vah vah vah"
böyle böyle günler birbirini kovalamış
koca bir ay geçmiş derken
iyi günler de olmuş, daha zorları da
tekrarlandıkça huzur veren rutinler de
heyecanlandıran ilkler de
koca bir ay geçmiş derken
iyi günler de olmuş, daha zorları da
tekrarlandıkça huzur veren rutinler de
heyecanlandıran ilkler de
gökten bir kaç tane elma düşmüş
herbiri de bu masalın sadık dinleyicilerine..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




