Salı, Mayıs 13, 2014

Anneler günü coşkusu


Bu anneler günü bir değişiklik yaptık, spontan bir şekilde Adana'da bulduk kendimizi. 
O sımsıcacık o şeker gibi tatlı insanlarıyla, 3er 4er çocuk sahibi anne ve teyzeleriyle birlikte dopdolu bir haftasonu geçirdik. 

Anne olmak muhteşem, insanı dönüştüren geliştiren bambaşka bir duygu, 
Geçti gitti ama coşkusu her gün.

Tüm annelerin, 
ama en önce hayatımdaki iki muhteşem annenin--annemin ve kayınvaldemin 
anneler gününü dün ve bugün kutlamak istedim bir kez daha.
Onlar olmasa zaten olmazdık, ama şimdi 30lu yaşlarımda bile ve her an onlarsız hayatı hiç düşünemiyorum.

İyi ki varsınız!


Pazartesi, Mayıs 05, 2014

hiç giyinmemesinden iyidir


Herşey evde sütün bitmesiyle başladı. Markete gitmek için giyinmemiz gerekti. 1 yaş doğum günü kıyafetiyle başladı giyinme faslımız. Sonra öğrendim ki amacı en fazla "dönen" eteği bulmakmış, sebebi sonra geldi:

"Anne, Kerem'e göstermek istiyorum"

Kerem, karşı komşumuz, 6 yaşında. Bizimki 3! 1 hafta içinde önce "kendi evine çıkma" fikri, sonra bu karşı komşunun oğluna eteğini göstermek istemesi filan neler oluyor yahu!

Sonra devam etti : Yeni bir şey giymek istiyormuş. Herşeyi eskiymiş.

Diye diye gerçekten tam 1 saat sürdü giyinmesi. Ne o, markete gidicez.

Evet oldu, bizde de başladı giyinme(me) krizleri. Zaten kendi seçiyordu ne giyeceğini epeydir, rüküş müküş karışmıyordum, hele o siyah ayakkabıları almaz olaydım, herşeyi altına onlar. Ona da tamam. Kişiliği gelişecekmiş, kendine güveni oluşuyormuş, peki tamam. Ama bir de şimdi kıyafet beğenmeme faslı başladı. Meğer neymiş, ne giyerse giysin hiç giyinmemesinden iyiymiş.

 
 
 Sonradan gelen itiraf :
 
1 saatin yarım saatine, camdan içeri usulca misafirimiz olan harika bir öğleden sonrası güneşinde, elinde makine kızının peşinde dolanan anne sebep olmuş olabilir. :)
 
Herkese güzel ilham dolu haftalar!

Cumartesi, Mayıs 03, 2014

Fenerbahçe Midpoint

 Ablam ve annemle son keşfimiz Fenerbahçe'deki Midpoint, 
buluşmak için vakit yaratabildiğimiz ender 1 saatte alıyoruz kızları, erken saatlerde kahvaltıya. 

Ben yemekten çok güzel mekanda fotoğraf çekme peşindeyim.
Neyse ki kızlar da bana ayak uyduruyor.


Annemin 2 torunla en güzel fotoğrafı oldu bu bence, ne dersin anne? :)


 Bu pembe arabaya deseniz bayıldım bayıldımm. 
Pembe bazı şeylere çok yakışmıyor mu, bu araba gibi...



Sonra da Fenerbahçe'de bir tur tabi. 
Buarada Alya büyüdükçe daha iyi farkediyorum ki
Kuzen de kardeş kadar güzel bir şeymiş..


Bahar bitmeden uğrayın derim Fenerbahçe'ye, naçizane.

Çarşamba, Nisan 30, 2014

Mutluluk Oyunu

 
 
Alya : "Ben kendi evime tavşan alıcam"
Ben var mıyım dedim o evde.
Sessizlik.
 
Nee, kendi evimi!
Nasıl oldu bu iş,
Ne zaman geldi böyle bir şey aklına!
Aman Allahım.
Bırakamazmışım gibi geliyor hiç.
O nereye ben oraya
Gibi geliyor
Günüm ne kadar kötü geçerse geçsin
Herşeyi silip süpürüyor
Yerine sadece saf mutluluk "an"larını koyuyor
 
Bir motor yolculuğundan insan bu kadar keyif alır mı..
Alıyor işte.
 
3 yaş ile dünya çok güzel.
 
 


Salı, Nisan 29, 2014

ilk sinema


Rio-2 ilk sinema deneyimimiz, maalesef 3D. Merak ediyordum ben de neden çocuk
filmini 3D yaparlar, meğerse daha büyük çocuklar genelde pek seviyormuş,
öyle mi gerçekten?

Gitmeden önce biraz anlattık nedir sinema, neyle karşılaşacak vs., ayda bir
tiyatroya gitmeye alışkın bünye sürekli karıştırdı yine de,
"-tiyatroya gidiyoruz yaşasıın" diye :)

Oturduk, gözlüğü takar takmaz:
"- şimdi herşey üzerimize üzerimize gelecek, değil mi?"
Biraz sonra:
"- neden ışıkları kapadılar?"
Kısık olmayan gayet normal ses tonuyla:
"- o neden? bu niye kötü? o niye böyle?" gibi çok tatlı sorularla devam etti
bir süre.

Sonra sıkıldı, koca portakal suyunu bitirdi, ekrana hiç bakmadan.

Sonra aklına geldi:
"- mısır ne zaman alıcaz?"

Çıktık mısır aldık.

Geri oturduk, 5 dakika olmadan çişi geldi.

Çıktık, ki çıkarken bile mısırı bırakması zor oldu.

Geri geldik, ara oldu, bütün mısırı arada yedi, boşa gitti mısır oyalaması da:)

Sonra az biraz daha seyretti, olmadı,
"- gel anne biz dolaşalım" dedi,
Çıkış o çıkış.

Çok tatlı ve keyifli bir çizgi filmdi bu arada, rio karnaval müzikleri ve
renkleriyle dopdolu. 3D olmasa iyiydi sadece.

herkese ilklerle dolu güzel haftalar..

Cuma, Nisan 18, 2014

3 Yaş

 


 

Alya 3 yasina basti, yoklugumuzda, pasta yemek defalarca mum uflemek demek tabi bu durum, her zamankinden daha fazla mutluluk ve heyecanla..

Buarada Ozledim sizi cok, yazmayi, blogumu..

Neyse, Nisan ayi bu,
 suprizlerle dolu baharin mujdecisi, 
belli mi olur..

Çarşamba, Mart 19, 2014

Kuzguncuk'ta bir Resim Atölyesi

2-12 yaş arası çocukların resim dersi aldığı bir mini atölye burası :
Dilek Demirci'nin Kuzguncuk'taki atölyesi
 
3 yaş erken mi diyor insan ama benzer yaşlardaki çocuklarla, resimle, rengarenk kağıtlar ve boyayla dolu atölyeyi sevmemek, ilham almamak, bir çocuk olarak sevmemek mümkün değil.
 
Dilek hanım da Boğaziçi'nde de senelerdir ders verdiğini öğrendiğim ve bir kere bile karşılaşmadığıma hayıflandığım dünya tatlısı bir resim öğretmeni, bizi çok sıcak ve çok doğal karşıladı.
İlk kez gittiği bir ortamda bizi bırakmaz sanıyordum Alya,
hemen boyalara dalarak unuttu gitti,
kısa bir süreliğine,
sonra geri çağrıldık o ayrı :)
 
 
 
 
 
 
 Kısacık da olsa bir mini Kuzguncuk keşfi
 
 



1 kere götürdük biz Alya'yı bu atölyeye,
ve üstelik hemen de ısınamadı oraya
ama o günden beri evde sürekli resim yapıyor.
ve sonuç olarak yatak odası sergi portföyümüz her gün artmakta:

 
 
atölye hakkında daha fazla bilgi için:

Pazar, Mart 09, 2014

dediğimi yap, yaptığımı yapma



size de oluyor mu?

 belli kuralları koymaya, oturtmaya çalışıyorsun, 
ama önce senin uyguluyor olman lazım onları, değil mi. 
mesela yatakta yemek yenir mi?
yenmez!
peki ama ya canın yatakta bir pazar keyfi çektiyse, 
şöyle güzel bir de tepsi hazırladıysan
 ve kızınla beraber bu ender keyfin tadını çıkarmak istiyorsan
nasıl anlatırsın ona 
yemek masada yenir---her zaman
bu sadece bir "istisna"
sonra o istisna çocuğun kural bozmak için bahanesi olmaz mı?


ben pek kuralcı değilim maalesef
maalesef, çünkü aslında bunun gerekliliğine inanıyorum
en azından çok temel şeyler için bunu korumaya çalışıyorum
masada yemek gibi
hem gelenek olarak da hoşuma gidiyor
aile olarak masada yemek saatlerinde buluşmak
o gün hakkında konuşmak...
ama gördüğünüz gibi bu pazar bunu bile tutamadım:)


siz nasıl başediyorsunuz bu durumla,
kendi alışkanlıklarınız mı yoksa olması gereken mi?

Maki Maki

Dün gece bir konsere gittim, 
o vakittir içim kıpır kıpır, 
haliyle sabah da neredeyse dansedereek uyandım:

Goran Bregovic 

Dinleyin bir yarım saat, size de bulaşacak eminim:)



Salı, Mart 04, 2014

Çocuk


İş Bankası Yayınları
Desmond Morris

Geçenlerde okudum bu kitabı bir çırpıda, babannemiz getirmiş sağolsun. Hem okuması çok kolay, hem de çok güzel detaylar veriyor büyük resmin yanında.

Özetle benim dikkatimi en çok çeken detaylar :

 - Kitap okuma çocuğun dikkat süresini zamanla artırır. 4 yaşına kadar oldukça kısadır dikkat aralığı --->Herşeyin giderek hızlandığı ve kısa yoldan tüketildiği teknolojji çağında özellikle bu çok büyük bir katkı diye düşünüyorum. 

 - Çocukta öğrenmenin en etkin hali rol modellerini gözlemleyerek olur. Rol modellerinin bir etkinlikten zevk aldıklarını görmek, eğitim almalarından daha etkilidir. Çocuklar yapay ilgiyi saptama konusunda cok iyidirler.--->Vardır çevrenizde mutlaka, kendi kitap okumayan aileler zorla çocuğa kitap okutmaya çalışırlar, kitabın ne kadar iyi ve faydalı olduğunu anlatıp kendileri bir kere bile ellerine almazlar ama çocuğun okumasını beklerler, ya da hayatında sporun yeri olmayan bir ailenin çocuğunu zorla spora göndermesi gibi... 

 - Çocuk başkalarına ait ne kadar çok duygu öğrenirse kendini o kadar iyi ifade edebilir büyüyünce.-----> Çocuklar görmüşsünüzdür kendini yerden yere atan, ya da tam tersi içine kapanık, kendilerini ifade edemedikleri zaman hırçınlaşan, sessizleşen. Kendini iyi ifade edebilen çocuk duygularını içine atmak zorunda kalmaz, ve o kadar rahat bir iletişim kurabilir. 

 - 4 yaşındaki bir çocuk artık toplumsal bir durumu kontrol etmek için de yalan söylemeye başlar ancak 3 yaşındaki bir çocuk cezadan kaçınmak için yalan söyler, ve bu 3 yaş çocuğuna dürüstlüğün kutlanan bir şey olduğunu öğretmenin, yalancılığın cezalandırılacak bir şey olduğunu öğretmekten daha büyük etkisi vardır.

 - 3 yaş için makas kullanmayı öğrenmek avuç içi kaslarının güçlenmesini sağlar, ki aynı kaslar çatal bıçak diş fırçası kullanmak için de kullanılır----> Hemen bir çocuk makası alınacak.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...