yürüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yürüme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Mart 16, 2012

İlk ayakkabı

11 aydır ayağına ayakkabı geçirmeyen, geçirdimi anında çıkaran kızımın yavaş yavaş! ayakkabıyla aralarını yapma ihtiyacıyla en cool pek cool nike ayakkabılarını aldım heyecanla geldim eve, daha da heyecanla giydirdim Alya'ya. Yerinde duramayan bebek oturup kaldı iyi mi! Incelemekten, evirip çevirmekten , her tarafına değmekten ve tabi ki çıkarmaya çalışmaktan ama en çok meraktan oturdu kaldı. Altı çok sert de değil ama tabi önerilen kifidis ayakkabıları gibi esnek ve ortopedik de değil. Neyse acelemiz yok, her gün 1 kere giyip çıkarıyoruz şimdi, bir tür ritüel oldu :)
Buarada yine her yeni başlangıç gibi çok basit şeyleri öğrenmem gerekti: kaç numara olur bebek ayakkabısı?!, 20-21 numara 1 yaş için uygunmuş, Alya'mın  büyük ayaklarına 21 numara anca oldu, kime çektiyse :)


Ayakkabının nasıl olması gerektiği ile ilgili:
  • Bebek ayakkabısı yumuşak ve esnek olmalı, bebeğin dengesini kurabilmesine izin vermelidir.
  • Topuk kaymayacak tarzda olmalı yük vermeye ve gerilmeye dayanıklı olmalı, yüksek topuklu ayakkabılarla düşebileceği için kaçınılmalıdır.
  • Yüksek bilek desteği olan ayakkabılar (bot) genelde gerekli değildirler; ama ille de kullanılacak ise de ayağın ve bileğin bebek tarafından hareket ettirilebildiğinden emin olunmalıdır.
  • Ayakkabı ayağı sıkmamalı hava alarak ayağın serin, rahat, koku yapmayan, kuru ortamda kalmasına izin vermelidir.
  • Tahriş etmeyen, allerji yapmayan ayakkabılar tercih edilmelidir.

Salı, Mart 13, 2012

11 ayı devirdiğimiz haftasonu


Bu haftasonu bir şeyler oldu ve kızım birden büyüdü! 11. ayını devirdi bu haftasonu, cuma günü randevumuzda Alya'nın yürüdüğünü duyan doktorumuz bunu bir "milestone" olarak aldı ve dedi ki "-madem yürümeye başladı şunları yapabilirsiniz yürüyen bir çocuk için:

 - kurallar koymaya başlayın, çocuklar sınırları sever, sizin düşündüğünüzün aksine sınırlarını çizerseniz daha mutlu olur bebekler/çocuklar--->artık bazı şeyler için tutturmaya başladı Alya, doktorumuzun dediği gibi çok net bir şekilde hayır olmaz diyince Alya'nın da dikkatini balka bir şeye çevirdiğini gözlemledim, işe yarıyor!

 - katı gıdasını bulamaç yerine sizin yediğiniz formatta verin, tabi ki yine şeker ve tuz yok--->sanki hem ben hem kızım doktorun bu lafını bekliyorduk, ertesi sabah her zaman benim çektiğim sütümde ezdiğimiz peyniri elinde aldı ıssıra ıssıra, suratını ekşite ekşite yedikten sonra ardından bir de kendimiz için yaptığımız domatese yumurtayı kaşık kaşık götürdü, inanamadım!

 - sadece kendi istediklerini yapmasın, siz de direktifler verin, onu getir şunu götür gibi--->zaten buna bayılıyor, bir odadan aldığı çoraptan leğene değişik yelpazedeki çok çeşitli eşyaları başka bir odaya/kişiye bırakıp teslim ediyor, bazen de teslim etmiyor sürekli elinde sallaya sallaya dolaşıyor!

 - ayakkabı için acele etmeyin, kendi çıplak ayağı daha iyi, en fazla çorap giydirin evin içinde en sağlıklısı--->zaten sevmiyor bir şey giymeyi, çorabını çıkarmaya bayılıyor, emmeye başlar başlamaz eli ayağına gidip çorabını çıkarıyor diğer yandan da emmeye devam... ne komik şu bebekler! :)

Bir de cumartesi günü çok kesin ve net bir şekilde "anne" dedi, kalbim duracak sandım! Hecelemeleri arasında daha önceleri de "anannenan" veya "inne" gibi ortaya karışık şey!lerin döküldüğü oldu ağzından, hani tam kelimeyi bilemezsiniz de gevelersiniz ya aynen ondan, ama cumartesi günü gözümün içine bakarak o kadar güzel anne dedi ki, dünyaları verebilirdim. Babaannemiz diyor ki
"-Böyle heyecanla beklersin anne desin diye, bir zaman sonra da aman yeter daha fazla anne demesin dersin!" Ama şimdi desin istiyorum anne, bir kere daha desin, bir kere daha :)
Diyorum ya büyüdü kızım bu haftasonu, birden ve hızla büyüdü!

Çarşamba, Şubat 29, 2012

hayat hiç bir zaman eskisi gibi olmayacak!

6 ay civarıydı, tam diyordum ki ahh bu oturması çok şirin daha şirin olabilir mi derken hecelemeler başladı dünya tatlısı, sonra dişler çıktı günden güne belirginleşti, bakmaya doyulmayan bir hava kattı miniğime, sonra sıralamaya başladı emeklemeden. Cesaret edemedi emeklemeye başta, oturduğu yerde kaldı ama sonra onun da zor olmadığını keşfetti, ben seyretmeye doyamadım emeklemesine. Vee derken bir iki denemeden, yakın mesafedeki bir iki yer arasında gidip gelmeden sonra bu cuma günü YURUMEYE! başladı Alya: 2 el önde, horon tepiyormuş gibi bir havada koşa koşa! yürümeye başladı. Yürüdükçe gülüyor, güldükçe düşüyor tekrar kalkıyor ayağa ve tekrar yürüyor tekrar gülüyor, bu kısır döngü bütün gün! devam ediyor...
Şimdi bu görüntüden daha tatlısı var mı bilemiyorum, en tatlıdan daha tatlı ve şimdi en en tatlıya geçiyoruz, bakmaya seyretmeye, onu yürütmeye doyamıyoruz. Sürekli evin bir yerinden aldığı bir şeyi başka bir yere götürüyor, yüzümüzde sürekli bir tebessüm bırakıyor :)
Her gün daha neşeli daha mutlu daha doyulmaz oluyor zaman.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...