gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 14, 2014

Maya Bozcaada



Bozcaada'da kalbimi bırakmama sebep olan bağ-evi.
Yan tarafta kendi üzüm bağları, kendi yaptıkları şarapları, peynirleri,
çok farklı ve parmaklarınızı yalatan mezeleri,
biz İstanbul'luların çoktandır unuttuğu lezzetteki domates ve biberleriyle
muhteşem bir yeme-içme mekanı.
Ancak öyle pazarlamaya ihtiyaçları yok, yolun kenarında tabelaları bile yok.
Gün batımı noktası Polente'de telefon ile rezervasyon yaparken bir kız yanaşıp soruyor:
"Yanlış anlamayın ama Maya deyince duydum konuşmanızı, nasıl bir yerdir biliyor musunuz,
biz de rezervasyon yaptık ama nasıldır, ne yenir bilmiyoruz,
iptal etsek mi acaba diye düşünüyoruz" dedi.
Dedim ki :
"-Verdiğiniz en güzel karar, mutlaka gidin."
 
Akşam yemeği biraz daha güzel ve özel sabah kahvaltısına göre, ama erken gidip gün batımını
jazz müziği ve üzüm bağları eşliğinde geçirmeli. Ölmeden önce gidilecek 100 yer listeme girer.
 
 
 

 
 



tekrar görüşmek dileği ile Maya...

Pazartesi, Ekim 13, 2014

Kapadokya Önerileri



Sürreal bir masal gibi Kapadokya.
Göreme'de kalın mutlaka.
Bir cave (mağara) otelde
Ve sabah çok erken değil, 7'de uyanın.
Havada asılı kalmış balonlar göreceksiniz
Kapınızın önünde
Sabahın serin sessizliği içinde rüyada mısınız, gerçek mi karar veremeyceksiniz bir süre
Bembeyaz kum gibi görünen sadece yaklaştıkça taşlaşan
O minicik peri bacalarına girin çıkın sonra
Çok eskiden içinde perilerin yaşadığına inanılan
Çocuklara ayrı heyecan veren bu bacalara:
 
"Acaba gözleri var mı?"
 
"Acaba periler mi yaşıyor gerçekten?"
 
Uchisar'da kaleye çıkın,
Bir de oradan seyredin Göreme vadisini
Gün batımını yakalarsanız balonlar sizindir
Güzelce bir de ziyafet çekebilirsiniz
Kalenin altlarında Şira'yı öneririm yemek için, tatlı sahibi ve
her bir misafirin adını tek tek öğrenen becerikli garsonuyla
Harika yemekleri ve şarapları olan bir yer.
 
Bir de Avanos'ta çömlek yapın
Kirletin ellerinizi, özellikle çocuklarla birlikte
Eğlenceli bir deneyim.




 



 -19 senelik arkadaşlık-

3 yaş için Doğal park
 
 
Kapadokya'nın ilhamı ile evde geçirilen yaratıcı vakit:


 

Cuma, Ağustos 08, 2014

Bozcaada






 


 
 
Bozcaada çok popüler oldu son dönemde, daracık sokaklarındaki rum evleri, renkli sandalyeleri ile çok tatlı bir ada.
Bozcaada'nın güzelliği bir kenara farkettim ki daha çok çocukları çekmişim kaldığımız 4 günde, 2 çocuklu ilk tatilimizdi, liseden arkadaşım Sühan da benim gibi, fotoğraf delisi, ikimiz her bulduğumuz fırsatta çocukların peşinden alıyorduk soluğu sokaklarda.
Bizim oradayken en ihtiyaç duyduğumuz bilgiyi paylaşmak istiyorum sizinle; buz gibi harika denize eşlik eden plaj önerileri, özellikle çocuklular için.
 
Ayazma Plajı:
Parasız, müthiş, alabildiğine büyük ve kum, arkasında yemek yiyebileceğiniz yerler var, herkesin bildiği söylediği plaj, burası cepte.
 
Ataol Beach & Tatil köyü:
Paralı, dışardan yeme içme getirmek yasak, taşlı, pek önermiyorum plaj olarak, ancak konaklama klubeleri var, onlar sevimli.
 
Akvaryum Plajı:
Parasız, kumsal güzel, kapalı koy olduğu için deniz sakin ve nispeten daha ılık, ama yine kapalı koy olduğu için Bozcadaa'nın o tertemiz harika plajları gibi güzel ve temiz değil deniz, kendi şemsiyeniz olması şart.
 
Çayır Plajı:
Parasız, müthiş, favorim, kumsal, bakir, pek kimse yok, rüzgarında 2 çocuk da uyudu 3 saat, yani değmeyin keyfimize ana-baba olarak:) ama kendi şemsiyeniz olması şart yine, üstelik harika da bir gün batımı yaşayabilirsiniz.
 
 
Ama asıl bir de gün batımı için şarabı, peynir tabağını kapıp merkezden, rüzgar gülleri yamacındaki Polente'de olmalı bir akşam mutlaka.
Gece 10 gibi artık son araba kalınca hareketlendiğimizde gördüğüm gökyüzünü, yıldızları, Samanyolunu daha önce hiç böyle görmemiştim, çok etkileyici.


 
 
ve ilk dondurma Bozcaada'ya kısmetmiş.
 
Nasıl beklettim diye soruyorlar bu yaşa kadar, bizimki kurabiye canavarı, dondurmanın da kornet kulahına bayılıyordu, çok küçükken denetmiştik de çok soğuk gelmişti, bir daha da dondurma onun için kulah demek oldu, pek fazla da bişi yapmamız gerekmedi yani, bu güne kadar.



Alya için Bozcaada:
 
"- Yiğitler vardı tatilde, onlar üst katta kaldı, biz alt katta.
Bir de ben dondurma yedim, hem de çikolatalı."
 

Pazartesi, Haziran 30, 2014

3 yaş bakış açısı

 

 
 
"- Alya, Adana'da en çok neyi sevdin?"
"- Yiğit'i"






çocuklardan öğrenecek / tekrar hatırlayacak ne çok şeyimiz var...



 

Cuma, Haziran 27, 2014

Adana - Gözne Yaylası - Mersin - Adana

 

 
Haftasonu Adana'li bir gelin aldık, sımsıcak Adana'lı bir aileyle bütün haftasonunu geçirince hatırladım, Mayıs ayında bir bahaneyle spontan düşmüştük Adana yollarına, sadece haftasonluk.
 
Yetmemişti.


Kara kuru olacak sıcaktan kavrulacağız diye düşünürken palmiye ağaçları içinde yemyeşil, yolları turunç kokulu ve tabi mide hep dolu bir ortam çıktı karşımıza.



Ekibimiz 1-2 ve 3 yaşlarında birer çocuk, ikiz lise arkadaşlarım, onların eşleri, kuzenleri, anneleri, teyzeleri cümbür cemaat bir gruptu anlayacağınız. Tanıdıkça anladım ki daha farklısı da olmazmış zaten.




Gözne Yaylası:

İlk sabah erkenden gözümüzü Gözne yaylasında açtık, miss gibi bir yayla havası ile otlu peynirli, ev yapımı reçelli, sıcacık pideli bir kahvaltı ile. Gitmeden önce yapıldı tüm rezervasyonlar.








Mersin :

Kahvaltı ertesi Mersin'e indik kokoreç yemeğe, 20 dakikadan fazla tutmadı yol. Yeni yapılmış Marinası, masmavi deniz havasi, az biraz yelkenli, ve lünaparkta çarpışan otomobiller ile pek eğlenceli hatırlıyorum Mersin'i. Kokoreçe yer açmak için deniz havası aldık biraz, deniz acıktırır, malum. Amaç durmadan yemek.


 



biz bile yorulduk, yavrucaklar bitap düştü





Adana:

En favori mekan mavi bulvardaki arkadaşımın annesinin evi, o tatlı balkonda sıcacık bir gün batımı.


Sonra tren istasyonu. Birisi dalga geçiyor benim heyecanımla:



"Nazli, her şehirde bir tren istasyonu vardır, biliyorsun değil mi."



Ama bence böylesi azdır, bir kere binaların üzerinde bu sarı-turuncu arası renk en favorim, Danimarka'dan kalma bir farkındalık, hem sonra palmiye ağaçları içinde, yemyeşil ve harika bir mimari. Yoktur bence, hatta yoktur yoktur.










Taş Köprü:



Çukurova Universitesi'ne gitmeden olmazmış, diyorlardı da anlamıyordum,
manzaraya bakarmısınız:
 
Tesadüf anneler gününe de denk gelmişti, Adana'lı anneler teyzeler ile duygulandıran bir kahvaltı ile başlayan Adana turu yaptık, bir şehir turundan, misafirperverlikten daha fazlasını bekleyemezdim.



Bütün Ekip :



Arabanın arkası:

 

 yaşattığınız tüm güzellikler için, Mayıs ayının en güzel günleri için teşekkür ederim
çok seviyoruz sizi!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...