aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mart 23, 2015

Bir aile geleneği olarak LakLak


"- anne, hani sen bana yapıyorsun ya, ben de miki mouse'a yapıyorum, bak!"

bana da babam yapardı, Lak Lak derdi adına, 
ablamla sıraya girerdik, hala hatırlıyorum bizi böyle ayaklarıyla havaya kaldırdığındaki heyecanımı, mutluluğumu, bi daha bi daha isteyişlerimi. 

ne güzel böyle geleneklere sahip olmak, 
sevgiyi mutluluğu çoğaltabilmek.


Pazartesi, Ocak 05, 2015

Benim de merak ettiğim sorular


- Niye periler gibi uçamıyoruz?
 
- Neden büyüdüğümüzü anlamıyoruz?
 
- Niye çiğnemeden yutamıyoruz?

- Neden kaplumbağalar farklı şeyler yiyor bizden?

- Mantarların zehirli olduğunu nasıl anlarız?
 
- Bulutlar yağmur yağdırıyor ya, yağmur dursun istiyorum,
bulutları nasıl yok edebiliriz?
 
- Rüyalarda gerçekten arılar olur mu?

- Anne iki seçeneğin var, ya öldür ya korkut! (sivrisineği)
Hangisini seçeceksin anne?

- Gerçekte arıların sarı çizgilerini neden göremiyoruz?

- Polisler ne yapar?

- Biz öldükten sonra başka insalar mı gelecek dünyaya?
(Evet duyduktan sonraki cevabı : "Ama ben çok seviyorum dünyamızı")
 

Salı, Ekim 22, 2013

neden üzgünsün?


ilk kez "anne" dediğinde, bir de "seni çok seviyorum annecim" dediğinde Alya, içimde tarifi imkansız duygular kabarmıştı, daha önce hiç tatmadığım. kelimelere sığdıramayacağım.

ve bu tatilde bir yenisi daha eklendi bu ikiliye:

arabadayız, uzun yolda, ara vermişiz, tam da hatırlayamadığım bir sebeple havada bir gerginlik var, ve ben bilinçsiz bir şekilde "ufff" sesi vermişim dışarıya. farkında değilim. bizimki arkadan o incecik, o en yumuşak en tatlı sesiyle o kadar doğal bir şekilde sordu ki:

"anne, neden üzgünsün?"

o anda kalbimin içine doğru sıcacık bir şey aktı, gerçekten ve herşey silindi gitti. ne gerginlik kaldı ne başka bir şey. hani insanın en çok ve belki çoğu zaman tek annesidir ya bir şey demesine gerek kalmadan her türlü ruh halini anlayan, ve hani bunu biliyor olmanın getirdiği doğal bir rahatlık, huzur, güven vardır ya annelerin yanında olunduğunda, anladım ki aynı duyguyu bir de çocuğu ile yaşıyormuş insan.

hakkını yemeyeyim eşim de beni benden iyi tanıyanlardandır, konuşmadan modumu anlayan sırdaşımdır, ancak çocukluğun, o muhteşem naifliğin verdiği sıcacık bu güzel duygu hayatta yanlız olmadığını ve bundan sonra da olmayacağını hissettiren bambaşka bir şeymiş, herkesin tatmasını dilediğim...

"üzgün" kelimesi böylelikle dağarcığımıza girdikten sonra bir de dün gece, akşam yatağını ıslattı, kaldırdım, hemen duşa soktum, uyku sersemi sanırım biraz haşin davrandım, derhal uykumu açıp beni bir sarstı:

"anne seni çok seviyorum, üzülme!"

kafam karıştı, bu sözleri benim söylemiş olmam gerekmiyor muydu? uzunca bir süre onu öpüp koklamaktan uyuyamamış olabilirim...

Çarşamba, Mart 27, 2013

dünyanın en güzel sözcükleri


amsterdam dönüşü, uçağa binmeden fazlasıyla uykusunu almış, gece 12de eve varmamıza rağmen alt üst olan düzeni sebebiyle uyumak yerine dalga geçmek isterken, karanlıkta, dünyanın en tatlı en incecik en cılız ses tonuyla fısıldar gibi çıktı ağzından dünyanın en güzel sözcükleri:

"annee, seni çok seviyoyum"

beni tahmin edebilirsiniz herhalde o an, içimin yağı eridi, bittim bittim oracıkta, saatlerce kucağımda sarıp sarmalayabilirdim. Ama sanırım tepkimden sonra ağzına sakız yaptı, büyüsü neredeyse! bozulacaktı :)

şimdi günde en az bir kez söylüyor, o söylemese ben söylüyorum o da tekrarlıyor, yaşasın tekrarlar! :)

dünyanın bu en güzel sözcüklerinin önemini tekrar düşündürttü bu durum bana, söylemek ve işitmek ne kadar güzel bir duygu hatırladım, ama ne kadar unutuyoruz/önemsemiyoruz günlük koşturmacamızda, sadece "seni seviyorum" demeyi değil ama sevgimizi göstermeyi bile.
şimdi Alya dahil olmak üzere tüm sevdiklerime söylüyorum, karşımdakini nasıl mutlu ediyor anlatamam, hem de durduk yerde :)
siz ne sıklıkla söylüyorsunuz bu büyülü sözcükleri? yoksa sevdiğini hiç söylemeyen/belli etmeyenlerden misiniz?

Salı, Temmuz 24, 2012

Sil baştan

I love you so much, I cried!

Çok ama o kadar çok seversiniz, acıtır ya
Bazen oyle hissediyorum.
Sevgimle ne yapacağımı şaşırıyorum
Yerlere göklere sığdıramıyorum.
Günün sonunda bitap düşüyorum.
Ertesi gün, sil baştan.

Çarşamba, Haziran 20, 2012

Iyi ki doğdun!


Önce dans partnerim,
sonra sevgilim,
sonra kocam,
sonra kızımın babası,
her aşamada hayat arkadaşım
Evren'in doğum günü bugün.
Aşkın tüm cicim halinden kavgalı bir küs bir barışık hallerini dibine kadar yaşadıktan sonra biraz yaşla biraz yaşantıyla birlikte gelen olgunluğun ve dinginliğin tadını çıkardığımız, hayatın bize hazırlamış olduğu tüm suprizleri birlikte karşılamak için tek göğüs olduğumuz bir dönemde şimdi bir de baba oluşunu izlemek bu muhteşem adamın, aşkımı gün be gün katlamakta. Her gün her sabah kızıyla oynayışını izlemek, hayatta hiçbir şeye göstermeyeceği bir tolerans ile kızıyla ilgilendiğini görmek başımı döndürecek derecede mutlu ediyor beni, seyretmeye doyamıyorum.

İyi ki doğdun aşkım, sensiz bir hayat düşünemiyorum!

Çarşamba, Aralık 07, 2011

always one step behind...

every single day
every word you say
every game you play
every night you stay
i'll be watching you

Cuma, Haziran 24, 2011

Merhaba!

Sıklıkla görüştüğüm yakın arkadaşlarımız arasında ilk çocuk sahibi olan biziz, bu sebeple sürekli "nasıl bir duygu annelik" sorusuyla karşılaşıyorum. Sabahin 5.44 ünde yoğun bir emzirme seansi sonrasi kucağımda uyuyakalmış neredeyse 2,5 aylık kızıma bakınca sanırım şu şekilde en iyi özetleyebilirim: dünyanın en saf aşkı.
Hamileyken hissettigim yalnız olmadığım duygusu kızımı kucağıma aldığım andan itibaren şimdi daha da yoğunlaşmış durumda. Sabahları 6'da kalkıp spor yapan biri olarak hayatımda ilk defa ne aldığım kilolar ne bozulan vücut şeklim umrumda!
Annelik kendinizi yeniden tanıma/tanımlama süreci. Daha önce hiç farkında olmadığınız karakter özellikleriniz su yüzüne çıkabilir, eski özellikler koyulaşabilir ya da tamamen ortadan kaybolabilir. Önemli olan değişime hazır ve açık olmak! Benim mesela şimdiden tipik bir boğa kadınına özgü sakinliğim daha önce hiç tahmin etmediğim derinliklere ulaşti, kimseye kızamıyorum bile artık. Hormonlarin etkisinden kurtulduğumdan beri daha güçlü hissediyorum kendimi hayata karşı, öyle kolay kolay üzemez beni kimse. İsteklerim de değişti yaşamdan, kızımla geçirmek istiyorum tüm zamanı, 7 senemi verdiğim kariyer umrumda değil. Bunlar şimdiye kadar bendeki baskın değişimler. Bakalım daha neler olacak, hayat nasıl akacak, hepsini bir bir anlatacağım.

Bu blogda titiz ve detaylı çocuk bakımı tiyolari bulamazsiniz, ama şu sorulara yanıt bulabileceğinizden neredeyse eminim:
- çocuk bakimi nasil daha eğlenceli hale getirilir
- ağlayan çocuk karşısında nasıl sakin olunur/kalınır
- çocuk anne/babanın düzenine nasıl ayak uydurulur
- ve annenin hayat amacı bebeğini kucağına aldığı andan itibaren hangi yönde nasıl değişir
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...