alışkanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışkanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mart 23, 2015

Bir aile geleneği olarak LakLak


"- anne, hani sen bana yapıyorsun ya, ben de miki mouse'a yapıyorum, bak!"

bana da babam yapardı, Lak Lak derdi adına, 
ablamla sıraya girerdik, hala hatırlıyorum bizi böyle ayaklarıyla havaya kaldırdığındaki heyecanımı, mutluluğumu, bi daha bi daha isteyişlerimi. 

ne güzel böyle geleneklere sahip olmak, 
sevgiyi mutluluğu çoğaltabilmek.


Pazar, Mart 09, 2014

dediğimi yap, yaptığımı yapma



size de oluyor mu?

 belli kuralları koymaya, oturtmaya çalışıyorsun, 
ama önce senin uyguluyor olman lazım onları, değil mi. 
mesela yatakta yemek yenir mi?
yenmez!
peki ama ya canın yatakta bir pazar keyfi çektiyse, 
şöyle güzel bir de tepsi hazırladıysan
 ve kızınla beraber bu ender keyfin tadını çıkarmak istiyorsan
nasıl anlatırsın ona 
yemek masada yenir---her zaman
bu sadece bir "istisna"
sonra o istisna çocuğun kural bozmak için bahanesi olmaz mı?


ben pek kuralcı değilim maalesef
maalesef, çünkü aslında bunun gerekliliğine inanıyorum
en azından çok temel şeyler için bunu korumaya çalışıyorum
masada yemek gibi
hem gelenek olarak da hoşuma gidiyor
aile olarak masada yemek saatlerinde buluşmak
o gün hakkında konuşmak...
ama gördüğünüz gibi bu pazar bunu bile tutamadım:)


siz nasıl başediyorsunuz bu durumla,
kendi alışkanlıklarınız mı yoksa olması gereken mi?

Salı, Aralık 03, 2013

Uyku, alışkanlıklar ve anaçlık üzerine

Bu gece başka bir dönüm noktası hayatımızda. Saat 09.31 pm. Alya uyudu. Kendi kendine. Banyo ve diş fırçalama sonrası. Bizim evin alışık olmadığı üzere tüm sesler ve ışıklar söndü 9da. Anne ve baba kendi yatağına yattı, Alya gitti kendi yatağına. 3 kere çişi 1 kere kakası geldi kalktı yataktan. Ama olsun, debelenme sesleri bir süre sonra yerini horultuya bıraktı. Amanınn, gerçek mi bu!?

(Bu geceden 1 gece ve daha da öncesi: 8'de başlar uyku muhabbeti, daha rutini bile değil,
"uyumuucam, oyun oynuucamm" nidaları eşliğinde ben diyim 10 siz diyin 11 de uykuya dalınır, anne ile sarmaş dolaş, yanak yanağa, ama tabi önce bitap düşen anne sonra Alya.)

Yanak yanağa uyumayı bırakmak istemeyen, Alya'nın içerden gelen her sesine fırlamaya hazır anneye süreç içerisinde babanın yorumu:

"ikinize birden uyku eğitimi vermek gerek, anlaşıldı" :)

Sanırım ben eğitimimin en büyük sınavını verdim bu gece, ilk sefer her zaman en zorudur, bir yandan kendi kendine bırakmaya kıyamıyordum, diğer yandan ona sarılarak uyumak bütün gün beklediğim bir şeydi ama bu kararımız Alya'nın

okulda öğretmenine çok bağımlı olduğu haberi ile tetiklendi.

Okuldaki psikoloğun da tavsiyesi ile uyumadan önce babası anlattı bu gece ayrı uyuyacağımızı, Alya da kabul etmiş! Voila! 1 kere bile dönüp de anne yanıma gel demedi, çocukların potansiyelini nasıl da görmezden gelebiliyoruz...

Görünen o ki çocuklarımıza bu kadar bağımlılık ile doğru bir şey yapmıyoruz aslında, kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmeleri gerekli, ve zaten buna da istekli ve hazırlar. Odasını ayırırken, yanımızda yatırmaktan vazgeçip kendi yatağına yatırmaya geçerken, ve memeyi keserken de aynı şeydi, önce anne olarak benim bağımlılığımdan vazgeçmem gerekiyor her seferinde,

ben hazır olduğumda görüyorum ki Alya aslında çoktan hazır, ben görmeyi ertelemişim.

ve ben böyle yaparak aslında onun gelişimini geciktiriyorum. Öyle değil midir ama, çocuklar annelerin gözünde hiç büyümez?

Çarşamba, Ağustos 28, 2013

Emzirmeyi bırak(tır)ma


Her çocuk farklı, her anne farklı, her anne-çocuk bağı da farklı. Ama değişmeyen bir kaç faktörün olduğunu keşfettiğim için ve benim gibi emzirmeyi uzun soluklu bir yolculuk olarak yaşayan hemcinslerime pozitif enerji verebilirim umuduyla burada tekrarlamak istedim.




--> Zamana yayarak, giderek azaltarak bıraktırma. Bu psikologların tavsiye ettiği bir yöntem. Ben hiiç ama hiç ihtimal vermiyordum. 2 yaşına girdiğinde Alya sürekli ve hep üzerimdeydi, ve artık oyuncak haline gelmişti. Öncelikle doktorumuz dedi ki kontrolü elinize alabilirseniz 2,5 yaşa kadar yoluvar, sonra da sizin kontrolünüzde yavaş yavaş kesersiniz. Ben kendim de 2 yaşta daha hazır olmadığım için inanamasam da atladım bu ihtimalin üzerine. Ve öncelikle "meme zamanları" belirledik, bizim için sabah, öğlen, iş dönüşü ve akşamdı. Önce iş dönüşünü kestik, sonra öğlenleri. Ve bağımlılık da giderek azaldı, "meme zamanı değil" dediğim zaman anlar hale gelmişti.
Üstelik bizden 1 hafta önce bir arkadaşım daha yine bu azaltarak yöntemini başarıyla uyguladı, onaylandı ve geçerliliği kesinleşti yöntemin, işe yarıyor baylar bayanlar!

--> Bu dönemde çocuk duygularını nasıl ifade edeceğini bilmiyor, siz onun adına seslendirmelisiniz, bu memeyi kesme sırasında durumçok önem kazandı bizim için. Sabaha karşı emdiği için ilk sabah 6 sularında geceden daha fazla istedi meme, vızıldanıyordu ki ben şu büyülü cümleyi söyledim:
"alya, ben de çok üzüldüm biliyor musun, ben de çok seviyordum seni emzirmeyi ve hiç bitmesini istemiyordum, ama süt bitti"
İnanamazsınız nasıl bir anda şak diye kesildi sesi, o andan itibaren bir daha meme demedi o sabah.

--> Memeyi kestiğiniz sırada her zamankinden daha çok sevginizi belli etmeniz, söylemeniz, sarılmanız iyi hissettiriyor çocuğu diyorlardı, çocuk da zaten onu arıyor--bkz bir önceki ilk gece yazım. Geceyi takip eden sabah ise 6dan 8e kadar salonda koltuk üzerinde sarılarak uyuduk. Benden daha mutlusu yoktur o sabah.

-->Çocuğu bu konuya hazırlama. Tatile giderken bile 1 hafta önceden kafasına sokuyorken nereye gidicez, uçağa mı binicez arabaya mı gibi detayları, tabi ki bu kadar önemli bir konu hakkında çok da abartmadan çocuğu hazırlamak önemli. Arkadaşım bir hikaye yazmıştı, ben süt bitiyor dedim. Alya başta "olsun anne ben yine de emerim" gibi bir öneri ile gelse de zamanla alıştı, "ne zaman bitiyor" diye sordu, anladım ki artık hazır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...