yeme-içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeme-içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ekim 14, 2014

Maya Bozcaada



Bozcaada'da kalbimi bırakmama sebep olan bağ-evi.
Yan tarafta kendi üzüm bağları, kendi yaptıkları şarapları, peynirleri,
çok farklı ve parmaklarınızı yalatan mezeleri,
biz İstanbul'luların çoktandır unuttuğu lezzetteki domates ve biberleriyle
muhteşem bir yeme-içme mekanı.
Ancak öyle pazarlamaya ihtiyaçları yok, yolun kenarında tabelaları bile yok.
Gün batımı noktası Polente'de telefon ile rezervasyon yaparken bir kız yanaşıp soruyor:
"Yanlış anlamayın ama Maya deyince duydum konuşmanızı, nasıl bir yerdir biliyor musunuz,
biz de rezervasyon yaptık ama nasıldır, ne yenir bilmiyoruz,
iptal etsek mi acaba diye düşünüyoruz" dedi.
Dedim ki :
"-Verdiğiniz en güzel karar, mutlaka gidin."
 
Akşam yemeği biraz daha güzel ve özel sabah kahvaltısına göre, ama erken gidip gün batımını
jazz müziği ve üzüm bağları eşliğinde geçirmeli. Ölmeden önce gidilecek 100 yer listeme girer.
 
 
 

 
 



tekrar görüşmek dileği ile Maya...

Cumartesi, Mayıs 03, 2014

Fenerbahçe Midpoint

 Ablam ve annemle son keşfimiz Fenerbahçe'deki Midpoint, 
buluşmak için vakit yaratabildiğimiz ender 1 saatte alıyoruz kızları, erken saatlerde kahvaltıya. 

Ben yemekten çok güzel mekanda fotoğraf çekme peşindeyim.
Neyse ki kızlar da bana ayak uyduruyor.


Annemin 2 torunla en güzel fotoğrafı oldu bu bence, ne dersin anne? :)


 Bu pembe arabaya deseniz bayıldım bayıldımm. 
Pembe bazı şeylere çok yakışmıyor mu, bu araba gibi...



Sonra da Fenerbahçe'de bir tur tabi. 
Buarada Alya büyüdükçe daha iyi farkediyorum ki
Kuzen de kardeş kadar güzel bir şeymiş..


Bahar bitmeden uğrayın derim Fenerbahçe'ye, naçizane.

Pazar, Şubat 23, 2014

Pazar Ritueli

Bu pazar ve her pazar olduğu gibi geçenlerde yine bir pazar günü ama bu sefer minik misafirlerimiz için bir takım hazırlıklar peşindeydik.






işte misafirlerimiz bir dünya tatlısı Asya



  tabi sizce kim en minik misafirimizi bu hale getirdi, etrafını donattı ki düşmesin?


Bu da bu pazar bir yenidoğan ziyaretine götürdüğümüz cupcake tasarımıyla body ve çorap.
Çok ama çok tatlı değil mi :)




Pazartesi, Kasım 18, 2013

Ayna

 
 
 
 
 
 
 
 


 

Kasım ayı drama üstüne drama yaşatırken sevgili dostlar biraz kafa dağıtmak için uzaklara gidesim geldi bugün. Ekim ayındaki bayram tatilinde süpriz bir KazDağları gezisi yapmıştık, devamında da Cunda'da konaklamıştık son gün. Cunda'dan tam ayrılmak üzereyken karnımızı ve zihnimizi bu güzel yer ile doldurduk, sizi de buyur edeyim, bir sonraki Cunda ziyaretinizde denemeden geçmeyin.

Cunda Ada'sının merkezinde bu yeme-içme-oturma mekanı "Ayna". Sade, beyaz-mavi-ahşap dekorasyonu ile çok dinlendirici bir yer. Incecik porselen tabaklardaki sunumlar da pek elegan. Ada'nın merkezinde olduğu için yemeği beklerken, ya da yemek sonrası sohbet sırasında yerinde duramayan bir ufaklıkla çevreyi, incik boncukçuları, Cunda'nın tatlı taş sokaklarını dolaşabiliyorsunuz.

Sadece benim değil, birlikte gittiğimiz 4 kişinin de favori yemeği "Paella" oldu. Kendileri deniz mahsüllü bir ispanyol yemeği aslında, ama deniz mahsüllerine karşı çıkanlar safranlı pilavın içinde  tavuklu ya da etli de deneyebilir.


 
 
Cunda gibi yazlık mekanlara bir de denizin soğuk olduğu "off-season" 'da gelmek gerekirmiş, başka bir yanını keşfediyorsunuz, biraz daha sakin, biraz daha melankolik, yazın curcunasında arka planda kalan yaşayan yönünü görüyorsunuz ada'nın.

Gezgin ruhu olanlara, haftaya hayal ederek başlayanlara ithafen...

Cuma, Ekim 25, 2013

Yulaflı Tarçınlı Pekmezli Kurabiye




Yulafa tarçına tarife dalmadan önce akal ailesi için çok heyecanlı bir sabah olduğunu söylemeden yapamayacağım. Alya 1 haftadır babannesinde uyumak istiyor! Evet evet biz zorlamadan, başka planlar yapıp da onu kandırmaya çalışmadan kendi gece orada kalmak istedi! Şuana kadar onu hiç bırakmadığımız için heyecanımızı anlayabilirsiniz :) Tabi bu bir ilk olduğu için gecenin bir körü her an bir telefon gelmesi ihtimalini de göz önüne alıyorum, olsun, denemeye değer :)

Esas konumuza dönersek evde bir kurabiye canavarı var ise ve tüm gün kurabiyeden başka bir şey yemeyebilecek bir potansiyele sahip ise ister istemez olabildiğince doğal malzemeli ve en sağlıklı kurabiyeler formülünün peşinde koşuyorsunuz.


 


Yazın tatlı, serin esintili bir gün yazlıkta yan komşunun tarçın kokularıyla başladı bu keşfimiz de. Alya'nın uzun bir süre sesi çıkmayınca meraklandım, bir baktım komşuda oturmuş, bu kurabiyelere gömülmüş vaziyette. Sağolsun bize tarifini yazdı verdi komşumuz Jale hanım, her aldığım tarife, tarifi aldığım kişinin ismini verdiğim için bu kurabiyemiz de Jale Kurabiyesi ismini aldı. Yanlız orijinal tarif ile başlayan denemelerim sonrası tarifi biraz değiştirdim, size farkları anlatacağım, siz de kendi formülünüzü yaratabilirsiniz :)

Yapılışı ile birlikte içindekiler (bardak=normal büyüklükte bir su bardağı) :

 - 2 adet yumurta çırpılır, ardından istediğiniz sıralamada şunlar katılır(benim sıralamam şu şekilde):

Ayrı bir kapta karıştırdığım:
 - 1 bardak yulaf ezmesi(Eti'nin var)
 - 1/2 bardak şeker
 - 1+1/2 bardak kepekli un

Yine ayrı bir kapta un ufak ederek yukardaki karışıma kattığım:
 - 1 bardak ceviz
 - 1/2 bardak badem
 - 1 bardak kuru üzüm

Ve son olarak karışıma eklenenler:
 - 1 tatlı kaşığı tarçın
 - 2 yemek kaşığı pekmez

Epey ağdalı bir kıvama ulaşmış oluyor karışım bu aşamada, malzemeler iyi dağılsın diye bir miktar daha karıştırarak iyi kol kası yapabilirsiniz :) Ve sonrasında fırın kağıdının üzerine yemek kaşığı yardımıyla istediğiniz büyüklükte ve incelikte diziyorsunuz kurabiyeleri. 150 derecede önceden ısın(MA)mış fırında 20 dakika, biraz daha kıtır olsun istiyorsanız 30 dakika pişiriyorsunuz. ta-taam.


ilk deneme:

son deneme:
 
 
Püf Noktalar :

 - Kuru üzüm : Üzümlerin büyük büyük ağzınıza gelmesinden rahatsız olmuyorsanız üzümleri çekmeyebilirsiniz, şahsen ben sevmiyorum, çekmeyi tercih ediyorum. Bu durumda normalden daha şekerli oluyor üzümlerin içinin posası dağılınca, dolayısıyla şekeri daha da az koyabilirsiniz, hatta pekmezi de biraz daha artırıp hiç şeker koymayabilirsiniz.

 - Kabartma Tozu: Orijinal tarifte kabartma tozu da kullanılıyor, ve tamamen orjinaline sadık kaldığım ilk denemenin fotoğraflarından da göreceğiniz gibi karışım bir kek sonucu verince ben kabartma tozunu tariften tamamen çıkardım, daha ince ve daha kıtır bir kurabiye tercihi için.

 - Fotoğraflardaki şekilli muffin tepsisi aslında çok işe yarıyor düzgün şekilli çıkarmak için ama kurabiye değil kek formulü için.

 - Karışım sıralaması istediğiniz sıralamada olabilir ancak karışım giderek ağdalı bir hal aldığı için karıştırmak gitgide zorlaşıyor, yumurtayla birleştirmeden önce ne kadar çok şeyi karıştırabilirseniz ayrıca o kadar rahat edersiniz--denendi test edildi :)

Bon Apetit! ve Mutlu Cumalar! :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...