hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Eylül 10, 2012

Hoppaa


3 gündür yine yapışık ikizlere bağladık Alya ile. Faranjit başlangıcı dedi doktor memeden başka birşey yemiyor ve memeden başka birşey ile ilgilenmiyor! Sanırım Alya'nın 2 yaşına kadar geçirmedigi hastalık kalmayacak! Neyse artık alıştık hastalıklara bundan bahsetmeyecektim bile ama haftanın ilk iş günü işe gidemeyip dahası ben şu satırları yazarken kucağımda uyur vaziyette olunca miniğim aklım pek öyle uzaklara da gidemedi malum!

Bu sefer tek tesellim Alya'nın artık herseyi, hastalığını ateşini şurubunu bile algılayacak ve anlatacak derecede konuşuyor olması:
"üşüdük"(1.çoğul kullanıyor Alya kendi için) dedi atesi çıkarken,
"terledik" dedi çıkardık kıyafetlerini
"ateşin var" dedik sabaha karşı ateşten yanarken, elini başına koydu "ateşş" dedi,
"şurup içince düşecek ateşin" dedik "hoppaa" dedi ateşin öyle düşeceğini düşünerek, sabaha karşı gülmekten kırdı geçirdi bizi ve bu zamana kadar ağladığı için açılan ağzından tıktığımız şurubunu hiiç ses cıkarmadan içti, inanamadık. Sanırım Alya 17. ayını tamamladığı cumartesi günü artık bebeklikten çocukluğa geçiş yaptı.

Ve böylece başladı bu hafta da. Sağlıklı ve mutlu bir hafta dilerim hepinize.

Perşembe, Temmuz 19, 2012

Hastalıktan önceki saatler


Hastalığın başladığı cuma akşamından önceki saatlerde buluştuk Yiğit ile. Annesi de babası da veteriner. Çok şirin bir Klinikleri var: Axis O kadar güzel ve serindi ki klinik, sıcak bir temmuz yazında klinikten dışarı adımımızı atmadık. Yiğit ve Alya'nın sonunda birazcık da olsa iletişime geçer gibi oldukları bir döneme girmişliklerini kutlarken biz bilmiyorduk ki Alya biz orayı terkeder etmez el ayak ağız hastalığının ateşine yakalanacak, ve ondan 5 gün sonra da Yiğit aynı semptomlarla doktora gidince aynı hastalığı duyacak doktorun ağzından. Yiğit'e hayatının ilk! hastalığına sebep biz olmuş olduk, Allah'ım ne kötü bir durum! Ama dünyanın en tatlı, en rahat, en doğal, ve en gönlü zengin annelerinden biri olan arkadaşımın verdiği cevap birazcık olsun yatıştırabildi beni:
"Bundan sonra hep böyle hastalıklarımızı bir yaşayacağız heralde, hep görüşeceğimize göre!"

Tabi size keşke burada 16 aylık Alya'nın ver, al, götür, getir gibi komutlarla 8 aylık Yiğit ile oyuncaklarını paylaşmasını anlatsaydım heyecanla bu illet hastalık yerine, ya da Yiğit'in arabasında ters dönmesi gerekse bile gözünü kırpmadan Alya'yı seyredişini, Alya'nın Yiğit'i arabasında yolculuk yaptırmasını, ya da yeni doğmuş 3 tane kedi yavrusunun biberondan süt içişlerini, süt içerken sütü veren eli yakalayışlarının dünyanın en güzel sahnelerinden biri oluşunu uzun uzun anlatsaydım. Ama hayat işte, senin planlarından farkli planlar hazırlamış olabiliyor sana, kimi zaman...

Salı, Temmuz 17, 2012

El ayak ağız hastalığı

İlk gün : Cuma akşamüzeri, birden 37 derece ateş. Yarım saat geçmedi 37,5. Ne öncesinde bir belirti huysuzluk iştahsızlık gibi ne de sonrasında. 37,5 ateşle bir güzel yedi yemeğini Alya. Ateş çıkmaya devam etti, 38 ile uyudu. Gece sürekli uyandı ateşten, 39a kadar çıktı ateş. Yine acaba diş mi diyorduk ama bu kadar yükselmeyeceği için tek çare ateş düşürücü ve ılık banyo yaptırdik sabah 3 suları.

İkinci gün : Yine görünürde bir şey yok ama ateş 38ler seviyesinde, hava çok sıcak, sürekli klima çalışıyor evde. İştahı iyi ama 3-4 satte bir uyuyor yarım saat. Bu fotoğrafta 38 derce ateşli, ama koltuklara tırmanmasına engel değil tabi ki ateş :) Buarada hafif bir döküntü başlar gibi oluyor.

Üçüncü gün : Ne olduysa oluyor, gece uyuyamıyor, her şeye çözüm olan meme işe yaramıyor almıyor kabul etmiyor, sürekli kasılıyor bedeni, bütün salonu ileri geri arşınlayarak yorgunluktan ağlamaktan uyuyakalıyor kucağımda. 2 saat sonra tekrar acı içinde ağlayarak uyanıyor. Sabah bir bakıyoruz döküntüler olmuş kocaman, dolmuş içleri sıvıyla, beyaz beyaz görünüyor. 6. hastalık gibi, ama onda ateş 3 gün sürüp sonunda azıcık bir döküntü olmuştu, zaten daha önce geçirdiği için artık bağışıklık kazanmış olması gerek... su çiçeği mi acaba diyoruz ardından, 2 hafta önce aşı olmasına rağmen hastalığı tekrar geçirebilir mi diye araştırıyoruz, kimi durumlarda aşı tutmayabilir deniyor. Alya mutsuz, huzursuz, istiyor aslında meme, ama ağzını deydiği anda ağzını tutarak geri çekiyor. Çaresizlikten kıvranıyoruz. Alya ağlıyor, ben ağlıyorum. Doktorumuz tatilde pazartesi gün geliyor, hafif bir paranoya başlıyor, neyseki teknoloji var, döküntülerin fotoğrafını doktorumuza gönderiyoruz koyuyor teşhisi : el ayak ağız hastalığı!

Bu şekilde ateş ile başlayıp özellikle el, ayak ve ağızda görülen döküntülerle 4 gün süren bir hastalık. Havuzdan özellikle ya da başka bir çocuktan bulaşıyor ve özellikle sıcak havalarda bulaşması kolaylaşıyor. 10 yaş altında görülen bir hastalık. Vücudundaki döküntüler kaşıma yapmıyor, ama en kötüsü ağızdaki döküntüler, yemesine emmesine engel oluyor. Sadece yoğurt gibi yumuşak gıdalar yiyebiliyor. Domates, şeftali gibi asitli yiyecekler daha da artırıyor acısını. Belirli bir ilacı yok 6.hastalık gibi. Ateş düşürücü niyetine, Calpol ya da Ibufen, ağzını rahatlatmak üzere de dentinox gel yemekten hemen önce ki biraz rahatlatsın ve yemek yiyebilsin diye çocuk. Yemekten sonra da Pynaldine. Bence artık hep aşıları yapılan suçiçeği kızamık gibi hastalıkların bir türevi. Aşı olunca virüsler mutasyona uğruyor, garip gurup isimler bulunuyor hastalıklara, ya da bulunamıyor!


Güncelleme 26.07.2012 : Emziren anneler dikkat!

İnternette nereyi okusanız çocuk hastalığı diyor el ayak ağız hastalığı için. Ama yetişkinler de nadir ve hafif de olsa geçirebiliyor bu hastalığı, bilmeyenler bunu grip zannediyor. Alya hastalığın 3. günündeyken ateşleniyorum ben ve 3. güne kadar hiç şüphelenmiyorum. Taa ki el ve ayaklarımda hassaslıklar hissedene kadar, sonra çok minicik de olsa döküntüler de beliriyor zaten. Benden sonra da yakın arkadaşım, bahsetmiştim Alya'nın bu hastalığı bulaştırdığı :(((  minik Yiğit'in annesinde başlıyor hastalık, gün aşırı konuşuyoruz, ilacı olmadığı için yapacak bir şey yok, kurbanlık koyun gibi başına gelecekleri dinliyor benden.

Bu arada yine yakınımızdaki başka bir bebek geçiriyor aynı hastalığı ama anne emzirmiyor ve annede hastalık görünmüyor. Ve aynı evde olmasına rağmen babalara da bulaşmıyor hastalık. Dolayısıyla bizim vardığımız sonuç emziren annelere bulaşıyor olması el ayak ağız hastalığının bebekten. Bu hastalığın emziren anne için sıkıntısı meme ucunda yara çıkıyor olması, bunun için hastalığı hiç küçümsemeden çatlak kremleri kullanmak gerek, ben bunun için çok geç kaldım, yaralı göğsümle lohusalığın ilk günlerine dönüş yaşadım 16. ayda!

Güncelleme 22.08.2012 : Döküntüler için Krem!

Alya ve hemen sonrasında ben bu hastalığı geçirdiğimizde internette o kadar az bilgi vardı ki, sadece 1 ay önce! Sanırım salgını başından yakalayanlardanız, 1 aydır her gün ne kadar arandığına şaşırıp kalıyorum bu hastalığın arama motorlarında! Bu sebeple yardımı dokunur ümidiyle okuyuculardan gelen değerli yorumlardan Melissa'nın doktorunun verdiği fucidin ve madecassol denen ilaclarin karisim kremi sizlerle paylaşmak istedim, hemen etki gösterdiği söylenen krem içi su dolu döküntülerin verdiği rahatsızlıktan kurtarıyor sizi. Kremden önce de soğuk su/buz koymak kaşıntılara iyi geliyor demişti başka okuyucular. Bende döküntü pek olmamıştı ama haftalar sonra soyulmuştu parmak uçlarım, ne menem bir hastalık ise.

Hepinize sağlıklı ve mutlu günler, iyi bayramlar dilerim.   

Pazartesi, Nisan 16, 2012

6. Hastalık

Doğum gününe 1 hafta kala ateşlendi Alya, ne bir öksürük ne bir burun akıntısı başka hiçbir şey yok, sadece ateş.

İlk gün: Diş çıkarıyor herhalde dedik, ama 38,5'un üzerine çıkmamalı eğer diş kaynaklı ise, ilk gün 38'lerde dolandı ateş, buarada keyfi yerinde görünüyor ateş dışında bir problem yok.

İkinci gün: Ateş gündüz 39'a çıktı! Calpol dayandık hemen, bebeğim halsizleşti, her zamanki gibi kuş sesleri çıkararak etrafta dolanmalar, eşyaları oradan alıp buraya taşımalar, ses çıkarmalar yok, başını göğsüme dayayıp kalıyor öylece... gecenin erken bir saati de kendi kendine konuşarak uyudu hiç normal değil! Psikopata bağlamış gibi ateşini ölçüyorum sıklıkla, Calpol 8 saatte bir verilebiliyor, ama ateşi düşmüyor, hatta bir ara 39'un üzerine çıktı. O zaman İbufen verebiliyormuşsunuz arada 4 saat sonra, o sırada bilmiyoruz. Biz hemen fitil yaptık, hızlı bir şekilde ateşi kontrol altına alalım diye, ama tüm gün kakasını yapmayan bebeğim fitili yediği saniyede kakayla birlikte geri attı, bilemedik tekrar verilir mi, verilmez miş öğrendik sonra ama tabi etkisi ne oldu Allah bilir. İşte o anda panik oldum resmen, hemen soğuk compresler yaptık başına, alnına, eklem yerlerine, yetmedi sirkeli su dayandık Alya da ben de sirke kokusundan ölücez. Ve tabi buarada sürekli emzirmeye çalışıyorum gerekli gereksiz antibiyotik niyetine. 1-2 saat düşüyor ateş, sonra 39 ateşle yine sıçrayarak uyanıyor miniğim.

Üçüncü gün: Sabahı nasıl ediyoruz bilmiyorum hemen doktoru arıyoruz, doktor sakin, " -Getirin bakalım" diyor. 38'lerde seyrediyor tüm gün ateşi. Yine de götürüyoruz doktora akşama doğru.

Öğreniyoruz ki 6. hastalık olmuş Alya, 3 gün yüksek ateş yaparmış, sonrasında gelen döküntülerle birlikte temizlenirmiş hastalıktan, hiçbir ilacı da yokmuş. İlk yorum annemden geldi "Hastalığın ismi bulunamayınca doktorlar 6. hastalık derler" Haklı, böyle isim mi olur, insanın güvenesi gelmiyor.

babaolmaktan alıntı:
"6.Döküntülü çocuk hastalığı olduğu için 6.Hastalık olarak yaratıcı bir ismi olan hastalığın “orijinal” ismi “Roseola infantum” “Herpesvirus tip 6′nın neden olduğu, iyi huylu, yaklaşık 3 gün süren ateşin arkasından ortaya çıkan pembe, makülopapüler döküntü ile karakterize bir çocukluk çağı hastalığıdır” deniyor kendisi için 6 ay ve 3 yaş arasında görülen hastalık sadece bir kere görülürmüş ve ömür boyu bağışıklık kazandırırmış."

Beşinci gün: Döküntü başladı gerçekten de, isilik gibi kırmızı kırmızı oldu yüzü, alnı, boynu, huzursuzdu Alya da, ve ateşi olduğu süre boyunca sürekli bir kucakta durma ve bulduğu kucakta uyuma isteği gösterdi, 1 hafta sürdü hastalık döküntülerle birlikte. En kötüsü ne olduğunu anlayamamak bilmemekti ama bir kere doktor 6. astalık diye teşhis koyup o sırada da döküntüler başlayınca rahatladık baya.

Kızım olduğundan beri takip ettiğim bir blogger babaolmak, çok güzel ve detaylıca yazmış hastalık hakkında, fazlasını okumak için:
http://www.babaolmak.com/genel/yuksek-ates-ve-6hastalik/

Sağlıklı bir hafta olsun...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...