bebekli aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebekli aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Şubat 26, 2014

Oyun Hamuru ile yaratıcı çalışmalar





Bugün biraz yorgunum, zor ve yoğun bir hafta oluyor, evde 2 günde toplam 1 saat uyanık geçirdiğim, fotoğraf çekmeyi, sevdiklerimle olmayı özlediğim bir hafta. Bazen de böyle. Özlem de güzel bir duygu olabilir,
herşey yolunda gidiyorsa,
öyle değil mi!?

Dolayısıyla sizi ince motor kas gelişimi için harika bir oyun ve oyuncuyla baş başa bırakıyorum :)
 

Pazartesi, Eylül 09, 2013

Alfabe Oyunu






Okullar bizim de ilgi alanımıza girmeye başladı ya---çok korkuyorum!-- Biz de günün anlam ve önemine uygun bir oyun! seçtik kendimize:Alfabe oyunu, dedik adına. Gece yatarken söyledim, pazar sabah uyandığında
"hadi alfabe oyunu oynayalım mı" diye uyandı Alya, ne olduğunu bilmeden.


Printli bir kağıt üzerindeki harfleri kesip hazırlamıştım ben. Alya da uhu sürdü arkalarına. Beyaz kağıda yapıştırdık. İkea'dan alınan çerçevenin içine yerleştirdik. Vee tatatataaam alfabe tablomuz oluştu, gidip yanına poz verdik. Sonra da ilk harfimiz Alya'nın A sını öğrendik. Babaya anlatırkenki heyecanını görmeniz lazımdı:

"Babacım bak biz anneyle naptık, ben de anneme yardım ettim."

ÖNEMLİ BİLGİ: Alfabe şarkısını herkes bilir: a,be,ce,çe,de,e,feeee... ; ilkokul öğretmeni bir arkadaşım dedi ki, sakın bu şarkıyı söylemeyin, dahası çocuğa harfleri be, ce, de, şeklinde sonuna "e" ekleyerek söylemeyin, bu şekilde öğrenince çocuğa "dede" yaz dediğinde dd yazıp bırakıyor ve bunu değiştirmek çok zor oluyor diye uyardı. Doğrusu: b(ı), c(ı) diyerek "ı" ları çok da söylememeye çalışarak öğretmeliymişiz.

Yeni dönem tüm çocuklara ve ailelere hayırlı olsun.

Cumartesi, Nisan 27, 2013

Anne ve Çocuk Ev-Okulu






Annem(kayınvaldem) bana hediye ettiğinde bu kitabı henüz hamileydim. Her bir sayfasında hangi aktiviteler olduğunu o zamandan ezberlemiştim. Hamileyken de çocuk odası için yapabileceğiniz cici şeyler var. Ama tabi çocuğunuz olduktan sonra onunla birlikte yapmak daha güzel ve eğlenceli. 

Biz Alya ile 2 aktiviteyi birleştirdik, hem renkleri hem geometrik şekilleri hem de vücudun parçalarını kavratacak magnetler yaptık. Alya'nın günün sonunda en çok etkilendiği oğlan çocuğu ile dondurma oldu.

Buzdolabına yapıştırarak oynanacak, restoranlardan marketlerden toplanabilecek magnetler üzerine rengarenk şekillerin süper basit ve zevkli yapılışı ise şu şekilde: 




Salı, Nisan 02, 2013

Marangoz haftasonu



ikea'nin çocuk masa-sandalyesini biliyorsunuzdur, popüler olduğu kadar var, Alya şimdi her yere taşıyor sandalyesini. masa ise çalışma! masası imiş Alya hanım'ın :)

yapılış tabi ayrı hikaye, Alya ile yapmaya çalışınca haftasonu bir marangozluk, bir yemek, bir marangozluk bir uyku şeklinde 2 gün! sürdü :) ben 3 kere yapboz gibi bir adım ileri gitsem iki adım geri gelince, ipleri eline almaya karar verdi Alya, ve resmen de geri vermedi :

"dur anne, yapıyoyum"
"dur anne, bitiyo"

...ve sonunda gerçekten de döndürerek vidayı sıktığımız alyan ile vidayı döndürdü, döndürdü, döndürdü ve tamamladı, vidayı içine kadar soktu tahtanın! hiç tahmin edemezdim, bu ikinci oluyor, yapamaz zannettiğim şeyi öyle iyi kotarıyor ki şaşırıp kalıyorum. şans vermek lazım sanırım, yapamazsın bilemezsin diye elinden almamak lazım, büyüdüğünde de bu özgüveni nereye koyacağımızı şaşıracağız gibi geliyor ama olsun özgüvenli ve becerikli olsunlar, tüm gayemiz o değil mi.

Efenim bu haftaki montessori aktivitemizin sonucu Alya'nın "çalışma" masa-sandalyesi:

bu da çok çalışıp yorgun düşen bünye ve anneye yemelik bezelye taneleri :)

Salı, Ekim 16, 2012

Beden Müziği Festivali - Aile Matinesi



Beden müziği de nedir? Beden perküsyonu da diyorlar, el ve ayaklarla bedeni vurmalı bir enstrüman gibi kullanarak, sesle de eşlik edilen müzik ve dans karışımı bir koreografi. Hem göze hem kulağa hitap ediyor.

Sevgili Aybala haber verdiğinde gidelim diye--çocuklu hayatın kaçınılmaz plansız yaşama zorunluluğundan minik Yiğit hasta olunca gelemediler--çocuların katılımcı olduğu bir ortam hayal etmiştim. Ama Cemal Reşit Rey'in o büyük konser salonunu görünce hınca hınç bebeğinden çocuğuna, ağlayandan zıplayanına bir oda dolusu minikle, bu pek mümkün görünmedi gözüme!

Katıldığım en rahat, en tatlı en eğlenceli konserdi. Özellikle aile matinesi olmasından kaynaklanan aktivite, Kekeça üyesi Tugay Başar'ın eliyle yaptığı hareketleri ve söylediği sesleri seyircilerin tekrarladığı kısım epey komik ve eğlenceliydi. En son "komşuuu", "komşu komşu huuuu" dediğinde bunları tekrarlayan tüm! salon coşkudan kopmuştu! :) 

Bizim ilk gidişimiz değil bu konsere aslında, Alya daha minikken yılbaşı kutlaması amacıyla bir tanıdığımızın evinde düzenlediği oda müziği konserine götürmüştük, sesi çıkacak diye korkudan yüreğim ağzımda, gık diyince 3. dakikada dışarı fırlamıştım salondan. Burada da konser salonuna girmeden önce pazarlık yapıyorduk Evren ile, sen mi çıkarıcaksın dışarı "gık" diyince ben mi diye. Ama salonun durumunu görüp, hatta konserin başladığı ilk saniye bebeğin biri avazı çıktığı kadar bağırınca buna gerek görmedik. Yarısından sonra da uyudu zaten bizim ki, sanırım konseri izleyen en sakin bebek-ana-baba bizdik. :) 

En büyük süpriz ve unutulmaz anlardan biri aktivite sonrası fuaye alanının o muhteşem kalabalığı idi. Herkes hep bir ağızdan şarkı! söylüyor, bir yerinden topluluğa katılmaya çalışıyordu. Bizim ufaklık da uykusunu biraz-cık almış ama tam da tamamlayamamış hali ile bu çılgın insanlar topluluğunu anlamlandırmaya çalışıyordu sanırım.

Ayrıca bu sene 5.sinin İstanbul'da yapıldığı uluslararası festivalin türk ev sahibi Kekeça grubunun sayfasından da beden müziğine, festivale, ve grubun kendisine dair daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.


Cuma, Ekim 12, 2012

Yaşasın haftasonu!




Bugünün cuma olması yeteri kadar güzelken bir de çokoprensin pek tatlı annesinden pek tatlı bir ödül almış olduğumu öğrendim, parti kızı Nazlı'ya diye:) Çok teşekkür ederim, günümü aydınlattı :)






Haftasonu planlarınız neler? Biz epey doldurduk bu haftasonunu, dişçi randevum var pek de heveslenmediğim, tabi ki ailecek gidiyoruz benim randevuma her seferinde, randevunun tek güzel kısmı da o !

Haftasonumuzun en heyecanlı aktivitesi  body music festivali kapsamındaki müzik atölyesi olacak. İlgilenenler için detay aşağıda, Cemal Reşit Rey'de saat 2'de:

"Festivalin çocuklara yönelik en önemli etkinliği de sayılan aile matinesi, yediden yetmişe herkesin keyif alacağı, çocuk ve gençlerin özellikle ilgisini çekecek çok eğlenceli, izleyiciyi de içine alan, beden müziği sanatçılarının mizahi yanını da gözler önüne seren çok özel bir etkinlik…"





Istanbul fashion week etkileri devam ediyor! Unnado'da Ralph Lauren indirime girmiş 17 Ekim'e kadar, biraz fazla ciddi bana göre Ralph Lauren çizgisi ama çok güzel kırmızı bir mont var mesela çok tatlı ve çok da indirimli. Siz yine de bir bakın derim :)







Herkese mutlu cumalar, iyi haftasonları!

Salı, Eylül 25, 2012

İyi cüceler'de bir tatlı Masal Perisi


İyi Cüceler Caddebostan'da tatlı mı tatlı rengarenk bir çocuk kitapçısı. İçeri girince kendinizi kaybettiğiniz, nereye baksam şaşırdığınız sihirli mekanlardan; 0 yaştan itibaren kitaplar, birbirinden ilginç hiçbir yerde görmediğiniz oyuncaklar, ve yaratıcı aktivitelerle dolu! Her pazar günü öğleden sonra da saat 4'te pazar okumaları yapıyorlar, bu haftaki okumada da bizim masal perimiz vardı:  Aytül Akal.

En minik okuyucusu Alya da oradaydı! Alya büyüdükçe daha çok peşinden koşar olduk babannemizin, hem boş hem dolu zamanlarında! :) Alya ilk defa babannesini böyle çocuklarla dolu bir ortamda hem de masal anlatırken gördü, en başta olanları kavramaya çalıştı, tabi ki çok kısa sürdü bu gözlem, hikaye bitmeden bizimki ortalarda
"-babanneeee, balon balon" diye konuşmaya başlamıştı ki kapının önüne bir kedicik geldi! ve kediciğe eşlik eden Alya'nın 11aylık minik yakışıklı arkadaşı:Yiğit.

Babannemiz çok büyük bir keyif ve heyecanla, en az O'nun kadar heyecanlı ve dikkatli 4-6 yaş aralığındaki çocuklara Ormandaki Apartman masalını anlattı intereaktif bir şekilde. Çocuklar katılımcı bir şekilde masalın içine girmişken her bir veli nasıl da merak ve dikkatle çocuklarını gözlemliyordu, sanırım bu hayat boyu böyle değil mi, çocuklarımızın mutluluğunu görmek için her yaptığımız.

Çok güzel bir ortam, çok güzel bir aktiviteydi. İyi cücelere, tatlı ev sahiplerine çok teşekkürler!

3+ yaşındakiler için haftaiçi el işi, boyama, marangozluk, tasarım vs aktivitelerine nasıl sabırsızlanıyorum anlatamam. Sizin ufaklık yeterince büyüdü ise ve ilginizi çekerse kendi sitelerinden aktivite detaylarına bakabilirsiniz.

www.iyicüceler.com

Çarşamba, Eylül 05, 2012

Okan'ın Yeri / Okan's Place

Okan'ın yeri Çeşme'de bir plaj. Yeryüzündeki cennet / Heaven on Earth diyorlar kendilerine, bence hakediyorlar, gerçekten de Çeşme diyince benim aklıma ilk gelen yerlerden biriydi zaten ama şimdi bir de Alya'nın kumlarla ve denizle barışmasını sağlayan yer olarak sonusuza kadar yer etti gönlümde.

 Burada bahsetmiştim, Alya Koh Samui adasındaki ilk deniz tecrübesinde epey bir zorlanmıştık, uzun süre dinmeyen çığlıkları olmuştu, ve kuma ayaklarını değdirmeye çalıştığımızda ayaklarını içine çekiyordu. Sonsuzluk hissi demişti doktorumuz çocukları ürkütebiliyor. 

Ama işte bu sahilde, biraz da temkinlice usul usul yumuşacık harika kumların üzerinde top saklama, ayakları saklama, ellere kum alıp ayakların üzerine dökmece gibi babasının yaratıcı oyunları sayesinde önce kumlara sonra da Çeşme'deki muhtemelen en soğuk denize alıştı. Yanlız yerini bulmak biraz zor, minik bir tabelaları var Okan's place yazan Altınkum yolu üzerinde, Kite surf yapılan dalgalı sahile gelmeden önce, o tabelayı kaçırmamak gerek. Bir yandan da fazla keşfedilmediği için seviyorum o tabelanın minik oluşunu.

Ve o müthiş sahilde gün batımı:


Çocuklu/bebekli aileler için Ilıca'daki halk plajı bir de çok güzel kumludur, ancak orası her daim rüzgarlı ve denizi de dalgalıdır. Okan'ın yeri için adam başı 20TL veriyorsunuz girişte, ancak kesinlikle değiyor bana sorarsanız verdiğiniz paraya.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...