oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Şubat 26, 2014

Oyun Hamuru ile yaratıcı çalışmalar





Bugün biraz yorgunum, zor ve yoğun bir hafta oluyor, evde 2 günde toplam 1 saat uyanık geçirdiğim, fotoğraf çekmeyi, sevdiklerimle olmayı özlediğim bir hafta. Bazen de böyle. Özlem de güzel bir duygu olabilir,
herşey yolunda gidiyorsa,
öyle değil mi!?

Dolayısıyla sizi ince motor kas gelişimi için harika bir oyun ve oyuncuyla baş başa bırakıyorum :)
 

Salı, Ocak 21, 2014

Meraklı Minik


Tubitak tarafından çıkarılan harika bir dergi. 

Dergi içeriği 3+ için daha anlamlı ancak yanında verilen kağıttan "oyuncak"lar 2 yaş için bile bir harika. 1 saatten fazla oynadı Alya ki onun için çok uzun bir süre. 

Ocak sayısında kafa, vücut ve ayaklardan oluşan 3'lü resim tamamlama kartları ile derlemeler yapıp, her birine birer isim verip, sonra bir de onlara yanda yuvarlaklarda gördüğünüz yiyeceklerden yedirip çok eğlendik. Diğer gözdemiz de doktor seti idi, kağıttan bile olsa.

Hala duymayan kaldıysa mutlaka bir göz atın.

Daha fazla bilgi için:
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merakliminik/

Salı, Eylül 24, 2013

Haftanın Oyuncağı : Denizkızı Yüzen Aktivite Seti


 
Alya'nın banyo ile tekrar barışmasını  sağlayan muhteşem bir oyuncak olduğu için kendilerini haftanın oyuncağı ilan ediyorum. Aslında 1 aydır evimizde, tamamen tesadüf eseri alakasız bir şekilde Nezih'ten aldım, ama 1 aydır her akşam banyo zamanı dediğimde Alya'nın gözlerinin parlamasına, koşa koşa banyo yapmak istemesine sebep oluyor.
 
 
 Hem montessori annelerine de hitap ediyor, gördüğünüz her bir parça çıkıyor ve takılıyor çok kolaylıkla, çocuk kendi yapıyor, küçük kas gelişimine faydalı.
 
 
Hem de buarada benim bile çok hoşuma gidiyor, suyun üzerinde yüzüyor olması çok tatlı, çok güzel masallar yaratabiliyorsunuz. Bir de magnet gibi duvara yapışıyor ıslanınca, banyo rengarenk bir hale bürünüyor. Bazı oyuncaklar içimizdeki çocuğu dışarı vurmak konusunda çok başarılı, değil mi... 
 
şşşht laf aramızda sizin çocuğunuzun en sevdiğiniz oyucağı hangisi? :=)

Salı, Ağustos 20, 2013

Ikea'dan DYI

 
2 yaş ve daha küçüklerin ay ay hangi oyunlardan zevk aldığını, onları nasıl oyalacağımı artık çok iyi biliyorum da bu yaştan büyükler hakkında o kadar iddialı değilim, malum. Geçen ay Alya'nın 9 yaşındaki kuzenine, aynı yaşlardaki 4-5 kız ile birlikte bir gün organize etmem gerektiğinde düşünmeye/araştırmaya başladım. Sonunda tesadüf eseri İkea'dan benim bile çok hoşuma giden bir aktivite bulduk, kızlar da çok sevdiler, sonra da duvarlarına astılar, pek tavsiye edilir efenim.
 
8-9 yaş için boyama aktivitesi için gerekli malzemeler:
 
- Kumaş, şekilli ama beyaz üzerine siyah kalem çizgili(yarım mt, 1 mt istediğiniz uzunlukta)
-Boya kalemleri (kumaş boyası değil özellikle, keçe kalem gibi)
-Çerçeve (dilediğiniz renkte ve boyutta)

Biz kumaşı iki kısma ayırdık, ve 2 grup yarıştılar :
 
 
tabi bu jenerasyonun tüketmekteki hızına hazırlıklıyım, ama yine de monopoly için biraz küçük değiller mi!?! ben ilk kez monopoly oynadığımda üniversitedeydim!  :)

sanırsın gerçek paralarla kumar masasında oyun döndüren, ağızlarında puro kocaman insanlar, ciddiyete gel! :


alya bir süre dayandı, fazla ağır, aksiyonsuz geldi sanırım, girdi oturdu oyunun içine :)
 
 
 
Alya monopoly'den diskalifiye olduktan sonra :

Çarşamba, Ocak 23, 2013

Bir kutu...



...bu kadar mı fazla ve uzun süre zevk verebilir bir çocuğa, bu kadar mı her türlü şekle girebilir oyun alanından boyama alanına kadar, bu kadar mı içinden dışına çocuğa hizmet edebilir, ve bir ay sonra kapı dışına koyulduktan günler sonra bile nerde kutu diye ardından günlerce mi sorulur, inanılmaz.

Benden söylemesi, bir çocuğa hediye olarak oyuncak almayı düşünenler, bence bulabildiğiniz en büyük kutuyu alın, bakın o çocuk en çok kimi sevecek :)

Cuma, Ocak 04, 2013

Kidolindo ve bir supriz


Dünya tatlısı Özgecan ve arkadaşı Eda İzmir'den harika bir paket yolladılar geçen ay. 
Kidolindo adı.
3-6 yaş grubundaki çocuklar için özene bezene hazırladıkları, içeriği her ay değişen gelişim aktiviteleri kutusu. Çocuğunuzla birlikte yapacağınız en az 4 adet aktivite ve bilgilendirici açıklamalar var, mesela fosil! yapıyorsunuz fosilin ne olduğunu açıklarken. Bir başka aktivite için internet sitelerinde bir şarkı bile var, birlikte söyleyeceğiniz, söyledikçe ağzınıza dolanan. Keçelerden bir bayrak yaptık ki yaparken ayrı yaptıktan sonra ayrı bayıldım.

Alya kutu/paket açmaya bayıldığı için atladı kutunun üzerine, Alya'nın favorisi kutunun içinden çıkan büyük dinazor oldu, tesadüf! o ki tam o sırada tv'de babamız tahmin edin ne izliyordu: dinazor belgeseli! Tüm haftasonu dinazor elinde gezdi Alya, hatta banyoya bile onunla girdi :)

Bu tarz aktivite kutuları anne/baba için ayrı bebek için ayrı eğlenceli oluyor. Bazen yapamaz daha zannettiğiniz aktiviteyi öyle güzel yapıyor ki gözünüze minicik gelen çocuğunuz, şaşırıp kalıyorsunuz.


Gelelim süprize:

Çocuğunun yaşı 3-6 arasında olan pek sevgili takipçilerimden birine vermek için tatlı bir jest önerdi Özgecan. Ne dersiniz denemek ister misiniz? Bence kaçırmayın :)
Sadece e-mail adresinizi yazarsanız içinizden birine göndermek istiyorum.

Daha detaylı incelemek isterseniz : http://www.kidolindo.com/


07.03.2013 Ekleme : Burada yazmıştım sonucu, tebrikler Adanınannesi!!!  http://ayvakompostosu.blogspot.com/2013/01/and-kidolindo-goes-to.html

Çarşamba, Aralık 19, 2012

Haftanın Markası : Seba Med Banyo Köpüğü



Alya minikken! yani henüz oturamıyorken burada bahsettiğim file banyo yaptırırken hayat kurtarıcıydı. Derken ayaklandı, ve banyoda bile oturmak istemedi. Birlikte girmeye başladık banyoya, eğlence/oyun zamanlarımızdan birine dönüştü banyo her ikimiz için de. Sonra bir gün sabunu elleyip elini de gözüne götürünce gözü çok yandı ve o günlerde pek banyo yapmak istememeye başladı, banyoya girse bile kafasına ve yüzüne su gelmesini hiç istemedi hala da sevmiyor. Araştırınca bunun genel ve yaygın bir durum olduğunu gördüm.

Sonra bu köpüğü keşfettik ve banyo zamanlarımız birden değişti, yine oyun zamanlarımızdan birine dönüştü. Köpük acaip dikkat dağıtıyor, dakikalarca oynayabiliyor, şimdi artık bir de kendi kapağını açıyor, döküyor, kapıyor, benden bağımsızlaştı olay :) Şiddetle önerilir, naçizane. İhtiyacınız olan malzemeler:
 1 adet kova,
 1 adet kürek,
 1 adet bu banyo köpüğü,
 Çeşitli boy ve sayıda ördek misali oyun arkadaşları--gördüğünüz gibi bizim epey kalabalık bir ekibimiz var :)
Siz de yaşadınız mı, yaşıyor musunuz benzer bir sıkıntı, yüzüne/kafasına su gelmesini istememe gibi? Yenebildiniz mi, neler yaptınız? Bir de merak ediyorum nasıl banyo yapıyorsunuz, birlikte mi yanlız mı?


Herkese keyifli banyo zamanları :)

Perşembe, Kasım 15, 2012

Kızılderili Çadırı

 size de olur mu, bir şey dikkatinizi çeker, üzerinde düşünmeye başlarsınız, bir bakarsınız her taraftan karşınıza çıkar olmuş ilginç bir şekilde.

yanda görmüş olduğunuz "kızılderili çadırı" da öyle oldu benim için. bir bebek odasında ilk gördüğümde çok beğendim, pinterestte gezdikçe sürekli karşıma çıkmaya başladı, tam şimdi ilk defa oda yapıyorken alya'ya, böyle bir şey yapsak ne harika olur, acaba yapabilir miyiz, nasıl yapılır ki diye düşünürken yeni takibe başladığım çok tatlı blogcu "Cup of Jo" dyi olarak nasıl yapıldığını anlatan bir yazı yazmış, inanamadım!

ben de küçükken bayılırdımm battaniyeleri sandalyelerin üzerine örtüp de kendime ev yapmaya, evcilik oynamaya altında. bunları gördükçe bile heyecanlanıyorum, çok tatlı değiller mi!?! acaba yapabilir miyiz!?!

Cuma, Kasım 02, 2012

Blogcu Keşfi : Sade Kahve


Sade Kahve çok yakınlarda keşfettiğim, yanda görmüş olduğunuz bu sevimli Amigurumi kediciği ören Arda ve Ecem'in annesi. Sade kahve sever çok tatlı Ece'nin sadece 1 ay içinde ördüğü kimbilir bu kaçıncı amigurumi, çok becerikli, sanırım hiç durmuyor elleri :)

bu tatlı kediciği de hediye veriyor, çekiliş ile. epeydir amigurumi almayı planlıyorum bir türlü fırsatım olmamıştı, belki şimdi :) siz de bir şansınızı deneyin.

Bir de soralım bakalım, çekiliş bize çıkmassa satın alma ya da sipariş verme şansımız olur mu sevgili Ece?

Salı, Ekim 23, 2012

Rengarenk bir gün

Ee artık büyüdü çocuklar, kendi oyun grubumuzu kuralım dedik, o gelemedi bu geldi derken biz 4 çocukla aylar! süren gayret sonucu toplanabildik. Sırasıyla 11,18,19 aylık 3 bebek ve 3 yaşında bir kabına sığmaz abi. Biz vardığımızda eğlence başlamıştı, bizi kapıda ilk karşılayan ikizlere hamile olduğu süpriziyle canım Susu'mun ikizi oldu, sonra 3 yaşındaki abi geldi, ardından 19 aylık Özge ve en arkadan da müthiş bir hızla emekleyen 10 aylık Yiğit geldi! Günün geri kalanı da hep bu sırayla takip etti herkes birbirini.

Veteriner arkadaşım canım Susu'nun evinde buluştuk. Buluşmadan önce bilmiyordum ne kadar doğru bir adres seçtiğimizi, evin her köşesi tam bir oyun alanı! Park yatağındaki toplar hepsinin favorisiydi, park yatağının içine girdiler çıktılar, bir daha girdiler, onlar girdi toplar çıktı, toplar girdi onlar çıktı şeklinde denemediğimiz kombinasyon kalmadı.

Hepsi birbirini taklit etti sürekli, en şirini birbirlerine isimleriyle hitap etmeleri idi. Özellikle Yiğit için ki en minik haliyle hiçbir şeyden geri kalmıyordu çok büyük gelişmeler oldu, sadece görmesi bile yetti. Yanlız odasındaki rafların tırmanılabilir olduğunu göstermeleri sanırım Susu'nun pek hoşuna gitmedi. :)

Ardından salondaki geniş alanda yere yığılan oyuncakları ve kitapları bir bir elden geçirdiler. Derkeen kedileri keşfettiler, Susu'nun yatak odasının balkonunda yaşayan 2 tatlı bembeyaz kedi. Kediler çıktı bu sefer de dışarı, ama bilin bakalım ne oldu, kediler korktu bizimkilerden, başta kediler bunları kovalarken olay tersine döndü bizimkiler kedilerin üzerine zıplayacak diye ödümüz koptu--vardı böyle bir potansiyelleri!

Alya bile sevdi kediyi--normalde korkmuyorum ben, ama gidip ellemek de başka bir şey, Alya'yı hep kedi-köpek ellenmez diye öğretirken gel de sen şimdi açıkla : "bir tek Yiğit'in kedisini elliyoruz, başka kediyi ellemek yok." Neyse ki henüz "neden" sorusu lügatımıza girmedi.

Gün nasıl bitti hiiiç anlamadık, hepimizin aklından 4 çocuklu olmak böyle bir şeymiş demek diye geçti  ve herkes şuan sahip olduğuna şükretti :) 

Pazartesi, Ekim 22, 2012

Adım Adım 18. ay


Adım Adım süpriz paketimizden bu ay çıkanlar: Bu ayın gelişim özelliklerini anlatan Eğitici kitap, Alya'nın elinden bırakmadığı elbiseleri anlatan minik kitapçık ve Abaküs.

Eğitici kitap genellikle 1 kez okunuyor bizde, geçen ayki çubuk oyunu çok güzeldi ama bu ayki kitaptaki yapıştırmalar çok minik olduğu için istediği yere yapıştırması çok güç oldu, beğenmedik ikimiz de :)

Abaküs adı itibarıyle özellikle çok hoşuna gitti Alya'nın gün boyunca adını "küs" hecesine vurgu yaparak söyleyip, dışarı çıkarken yanından eksik etmediği oyuncaklarından biri haline geldi. Amacına pek ulaşamadı o ayrı, tek tek hiç saymadı boncukları hepsini birden bir taraftan diğerine geçirdi akıllı bıdık.

Herkese iyi haftalar, tatilde olanlara--ki sadece bizim ofisin yarısı neredeyse-- iyi tatiller!

Çarşamba, Eylül 26, 2012

Burası bir mutfak dolabı

Burası bizim mutfak, fırının altındaki dolap artık Alya'nın dolabı. Dolabın sakinleri şatonun sakinlerinden adam(kral ve soytarıya bu şekilde sesleniyor Alya) ve kız(kraliçe ve prenses) ile Alya.

Küçükken en sevdiğim oyunlardan biriydi çadır kurmak, masaların sandalyelerin üzerine büyük örtülerden örtüp kendime ev yapmak, evin içine girmek çıkmak. Kim sevmez ki? Gerçekten kim? Alya da çok seviyor,  oyuncaklardan çok dolabın içine girip çıkmaya, orada saklanmaya bayıldı. Dolabın amacı olan annenin mutfaktaki işleri halletmesi biraz uzuyor kızını seyredaldığı için ama olsun. Bebekliğinden beri pek öyle kendi kendine oyalan(a)madığı için bu dolapta çok uzun sürmese bile kendi kendine oynaması çok hoşuma gidiyor.

Merak ediyorum acaba kendi kendine oynama öğrenilen bir şey mi yoksa doğasında mı olmalı çocuğun, ne dersiniz? Haftasonu bir arkadaşım bahsetti, oğlu 4,5 yaşında yeni başlamış yuvaya ve oyuncaklarını çok özlediği için ancak kendi kendine vakit geçirmeye başlamış evde.  Sizin çocuklarınız ne zamandan itibaren kendi kendilerine oynadılar uzun süreler?

Not : Şato Özgecan ve Alper'in 1 yaş doğum günü hediyesi, benim aklıma böyle bir şey almak gelmezdi ama şuanda hayatımızı/dolabımızı onsuz düşünemiyorum, çok teşekkür ederiz bir kez daha!

Salı, Eylül 25, 2012

İyi cüceler'de bir tatlı Masal Perisi


İyi Cüceler Caddebostan'da tatlı mı tatlı rengarenk bir çocuk kitapçısı. İçeri girince kendinizi kaybettiğiniz, nereye baksam şaşırdığınız sihirli mekanlardan; 0 yaştan itibaren kitaplar, birbirinden ilginç hiçbir yerde görmediğiniz oyuncaklar, ve yaratıcı aktivitelerle dolu! Her pazar günü öğleden sonra da saat 4'te pazar okumaları yapıyorlar, bu haftaki okumada da bizim masal perimiz vardı:  Aytül Akal.

En minik okuyucusu Alya da oradaydı! Alya büyüdükçe daha çok peşinden koşar olduk babannemizin, hem boş hem dolu zamanlarında! :) Alya ilk defa babannesini böyle çocuklarla dolu bir ortamda hem de masal anlatırken gördü, en başta olanları kavramaya çalıştı, tabi ki çok kısa sürdü bu gözlem, hikaye bitmeden bizimki ortalarda
"-babanneeee, balon balon" diye konuşmaya başlamıştı ki kapının önüne bir kedicik geldi! ve kediciğe eşlik eden Alya'nın 11aylık minik yakışıklı arkadaşı:Yiğit.

Babannemiz çok büyük bir keyif ve heyecanla, en az O'nun kadar heyecanlı ve dikkatli 4-6 yaş aralığındaki çocuklara Ormandaki Apartman masalını anlattı intereaktif bir şekilde. Çocuklar katılımcı bir şekilde masalın içine girmişken her bir veli nasıl da merak ve dikkatle çocuklarını gözlemliyordu, sanırım bu hayat boyu böyle değil mi, çocuklarımızın mutluluğunu görmek için her yaptığımız.

Çok güzel bir ortam, çok güzel bir aktiviteydi. İyi cücelere, tatlı ev sahiplerine çok teşekkürler!

3+ yaşındakiler için haftaiçi el işi, boyama, marangozluk, tasarım vs aktivitelerine nasıl sabırsızlanıyorum anlatamam. Sizin ufaklık yeterince büyüdü ise ve ilginizi çekerse kendi sitelerinden aktivite detaylarına bakabilirsiniz.

www.iyicüceler.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...