Mehmet Pişkin
İnce olmak.
Naif kalmak.
Güzel bir hayat yaşamak.
Yorulmak.
Bir kısır döngüde kısılmak.
İlk düşündüğüm şeylerden biri çocuk oldu,
Çocuğu olsa gidemezdi,
Bu şekilde değil.
Yine de çok düşündürücü....
Sonra Alya'yı düşündüm
Çok mu hassas yetiştiriyorum.
Çok mu kırılgan.
Farkına varmadan.
Ağlamasın, üzülmesin, kılına zarar gelmesin.
Klasik bir türk annesi gibi, sanırım.
Annemi hatırlıyorum,
Bir gün okuldan iki göz iki çeşme gelmiştim,
Öğretmenlerden biri bana takmıştı, sınıfın ortasında rezil etmişti,
Çok ağırıma gitmişti de
Ancak eve geldiğimide koy vermiştim kendimi
Annem ertesi gün soluğu okulda almıştı.
Ben de yaparım tıpatıp aynısını.
Güçlüklerle karşılaştığında
Bunlarla başetmesini de öğrenmesi gerekli.
Değil mi.
Bunun bir yaşı var mı acaba?
Doru bir yöntemi?
Doğru bir dozajı?
Zannediyorsun ki doğru yapıyorsun,
Sonra sana hayat, aslında doğru zannettiğin şeyin yanlış olduğunu söylüyor.
Bir zaman sonra.
O zaman şimdi yaptığın şeyler de yanlış belki.
Belki..