daha dün gibi hatırlıyorum. alya 18 aylıktı. bir okulun bahçesinde demir parmaklıklar arasında bir park gördü. o daracık aralıktan geçicem diye uğraştı. doğru dürüst konuşamıyordu da, ıhhhh diye bağırıp bir herkül edasıyla o parmaklıkları kırıp bükebileceğini düşünüyordu. çok şekerdi. gerçekten inanıyordu bunu yapabileceğine. çünkü parka kitlenmişti, onu kimse ve hiçbir şey durduramazdı, demir parmaklıklar bile.
ne zaman kendimden şüphe etsem, ya da yapabileceğime inanmadığımı farketsem bu sahne geliyor gözümün önüne ve hemen farkediyorum ki yeterince istemiyorum aslında.
yeni yılın bu ilk kaydı o halde sürekli bahaneler üreten bünyelerden silkinip hiçbir engel tanımadan istediği şeyler için çaba sarfedeceklere gelsin, tam da yeni yılda, yeni başlangıçlara...