torun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
torun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Haziran 25, 2012

Büyükannem...

Insan ne zaman ölür?
Toprağın altına girdiğinde mi?
Yakınlarını tanıyamaz hale geldiğinde mi?
Yoksa yatalak olduğunda
Konuşamadığı, gülemediği, yiyemediğinde mi?

"Bana veriverin onu" demişti Afyon ağzıyla "kucağıma koyuverin"
Alya'yı ilk götürdüğümüzde O'na
Doğuma gelememişti
Artık evinden dışarı çıkamıyordu
Ama iyi günlerindeydi, yatak odasından salona yürüyüp o baş köşedeki koltuğuna oturabiliyordu
Öyle herkesi oturtmazdı orada
Onun köşesiydi orası
"Hadi geç oraya otur" dedi mi kendini önemli hissederdi insan...
Öylesine otoriter, baskın bir karakterdi
Cumhuriyet döneminin güçlü kadınlarından

"Hepiniz benimsiniz" derdi çocuklarını, torunlarını ve torunlarının torunlarını gördükçe
Kollarını açar, koltukaltına doğru işaret ederken
Odada başka birine konuşuyormuş gibi
Tekrarlardı üst üste
"Bunların hepsi benim"

Yüzümde bir tebessümle hatırlıyorum onu şimdi
Son zamanlarında artık iyice tanıyamazken beni
Kendi kızına anne, oğluna abi demeye başladığı günlerde
Dondurmacının karısı olmuştum ben.
Dokunmasın diye almıyorlardı dondurma
Evren elinde dondurmayla gelince çok sevinmişti büyükannem
Bu kim diye sorduklarında
Nazlı, Ratibe'nin kızı dediysek de tanıyamamıştı
Dondurması bitmek üzereydi
Evren atladı "benim karım"
Öyle kaldı adım ondan sonra
"dondurmacının karısı"

Zaten çoktan Cennetlikti büyükannem
Torununun torununu gören Cennetlik derler ya
Alya son torununun torunu oldu gördüğü
Şimdi artık gerçekten çekemeyeceğiz böyle bir fotoğraf
Hep anlatacağım seni ona
Toprağın bol olsun, huzur içinde yat Büyükannem
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...